حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي، مَرْيَمَ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، أَخْبَرَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، الْخُدْرِيِّ أَنَّ رِجَالاً، مِنَ الْمُنَافِقِينَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانُوا إِذَا خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْغَزْوِ تَخَلَّفُوا عَنْهُ وَفَرِحُوا بِمَقْعَدِهِمْ خِلاَفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم اعْتَذَرُوا إِلَيْهِ وَحَلَفُوا وَأَحَبُّوا أَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَنَزَلَتْ { لاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَا أَتَوْا وَيُحِبُّونَ أَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلاَ تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِ}
Türkçe Çeviri
Bize Hasen b. Alî el-Hulvânî ile Muhammed b. Sehl Et-Temîmî rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize İbn Ebi Meryem rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhamracd b. Ca'fer haber verdi. (Dedi ki) : Bana Zeyd b. Eşlem, Atâ' b. Yesar'dan, o da Ebû Saîdî Hudrî'den naklen haber verdi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında münafıklardan bir takım adamlar Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gazaya çıkınca ondan ayrılırlar. Ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in hilâfına (evlerinde) oturduklarına sevinirlermiş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiği vakit ondan özür dilerler; yemin ederler ve yapmadıkları bir şeyle övülmelerini isterlermîş. Bunun üzerine ; "Sakın yaptıklarına sevinenleri ve yapmadıklarıyle övülmek isteyenleri zannetme. Evet, bunları sakın azabdan kurtulacak zannetme!" âyet-i kerîmesi inmiş. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu't-Tefsîr»'de tahric etmiştir. Hadîsde zikri geçen âyet-i kerîmedeki «Tahsebenne» fiili «Yahsdbenne» şeklinde de okunmuştur. Bu takdirde âyetin mânâsı: «Sakın yaptıklarına sevinenler ve yapmadıklarıyle Övülmek isteyenler zannetmesin. Evet, bunlar sakın kendilerini azabdan kurtulacak zannetmesin.» demek olur. Aynı kelime «Tahsebünne» şeklinde dahi okunmuştur ki, bu takdirde âyet mü'minlere hitâb olur. Yani: «Ey mü'minler, sakın yaptıklarına sevinenleri ve yapmadiklarıyle Övünenleri azabdan kurtulacak sanmayın!» mânâsına gelir. Âyet-i kerîmenin ne sebeple indirildiği ihtilaflıdır. Bu hadîse göre münafıklar hakkında nâzil olmuştur. İbn Abbâs Hazretlerinden rivâyet edilen bir hadîsde ehl-i kitab hakkında indiği bildirilmiş; Kurtubî her iki fırka hakkında nâzil olduğunu söylemiş. Ferra' ise, Yahûdiler hakkında nâzil olmuştur, demiştir. Âyetin lâfzı umûmîdir. Yaptığına sevinen, yapmadığıyla övülmek isteyen herkese şâmildir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com