وَحَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ بُدَيْلٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْعَالِيَةِ، يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَضَرَبَ فَخِذِي " كَيْفَ أَنْتَ إِذَا بَقِيتَ فِي قَوْمٍ يُؤَخِّرُونَ الصَّلاَةَ عَنْ وَقْتِهَا " . قَالَ قَالَ مَا تَأْمُرُ قَالَ " صَلِّ الصَّلاَةَ لِوَقْتِهَا ثُمَّ اذْهَبْ لِحَاجَتِكَ فَإِنْ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَأَنْتَ فِي الْمَسْجِدِ فَصَلِّ " .
Türkçe Çeviri
Bana Yahya b. Habîb El-Harisi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hâlid b. EL - Haris rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be, Büdeyl'deri rivâyet etti. Dedi ki: Ben Ebû'l - Aliye'yi, Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zerr'den naklen rivâyet ederken işittim. Ebû Zerr Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) uyluğuma vurarak: «Namazı vaktinden geri bırakan bir kavmin içinde kaldığın zaman acep hâlin nasıl olacak?» buyurdu. Ebû Zerr: — Sen ne buyurursun? dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Namazı vaktinde kıl! sonra işine git! Şayet sen mescidde iken namaza ikaamet getirilirse, sen de kıl!» buyurdular.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com