وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، وَعَوْنُ بْنُ سَلاَّمٍ، - قَالَ عَوْنٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ يُونُسَ، وَاللَّفْظُ، لَهُ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، - قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ خَبَّابٍ، قَالَ أَتَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَشَكَوْنَا إِلَيْهِ حَرَّ الرَّمْضَاءِ فَلَمْ يُشْكِنَا . قَالَ زُهَيْرٌ قُلْتُ لأَبِي إِسْحَاقَ أَفِي الظُّهْرِ قَالَ نَعَمْ . قُلْتُ أَفِي تَعْجِيلِهَا قَالَ نَعَمْ .
Türkçe Çeviri
Bize Ahmed b. Yûnus ile Avn b. Sellâm rivâyet ettiler. (Avn: Bize haber verdi, tâbirini kullandı-. İbn Yûnus ise, bize Züheyr rivâyet etti, dedi.) Lâfız onundur. Züheyr Dedi ki: Bize Ebû İshâk, Saîd, b. Vehb'den, o da Habbâb'dan rivâyet etti. Habbâb Şöyle dedi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)' e gelerek kumların sıcağından, kendilerine şikâyet ettik. Fakat bizim şikâyetimizi kabul buyurmadı.» Züheyr Dedi ki: Ebû İshâk'a: Bu öğlen namazında mıydı? diye sordum, — Evet... dedi. — Öğlenin vakti girdiği gibi kılınması hususunda mı? dedim. — Evet! cevâbını verdi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com