وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ لَمْ نَعْدُ أَنْ فُتِحَتْ، خَيْبَرُ فَوَقَعْنَا أَصْحَابَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي تِلْكَ الْبَقْلَةِ الثُّومِ وَالنَّاسُ جِيَاعٌ فَأَكَلْنَا مِنْهَا أَكْلاً شَدِيدًا ثُمَّ رُحْنَا إِلَى الْمَسْجِدِ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الرِّيحَ فَقَالَ " مَنْ أَكَلَ مِنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ الْخَبِيثَةِ شَيْئًا فَلاَ يَقْرَبَنَّا فِي الْمَسْجِدِ " . فَقَالَ النَّاسُ حُرِّمَتْ حُرِّمَتْ . فَبَلَغَ ذَاكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّهُ لَيْسَ بِي تَحْرِيمُ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لِي وَلَكِنَّهَا شَجَرَةٌ أَكْرَهُ رِيحَهَا " .
Türkçe Çeviri
Bana Amrü'n - Nâkıd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bj b. Uleyye, Cüreyrî'den, o da Ebû Nadre'den, o da Ebû Said' rivâyet etti. Ebû Said Şöyle dedi: Hayber'in fethinden henüz döndük. Bizler, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ashabı, bu sebzenin — sarımsağın — tarlalarına rastladık. Halk açdı. Bu sebeple sarımsağı patlayasıya yedik; sonra mescide gittik. Resûlüllah kokuyu duyarak: «Her kim bu pis sebzeden bırşey yerse sakın mescidde bize yaklaşmasın!» buyurdular. Bunun üzerine halk: «Sarımsak haram kılındı..., sarımsak haram kılındı...» dediler. Bu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kulağına vardı da: «Ey cemaat! Allah'ın bana helâl kıldığı bir şey'i haram etmek benim elimde değildir. Şu var ki ben bu sebzenin kokusundan hoşlanmıyorum.» buyurdular.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com