Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Mescidler ve Namaz Yerleri · 1172← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Mescidler ve Namaz Yerleri (no. 1172)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ وَأُوتِيتُ جَوَامِعَ الْكَلِمِ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Râfi' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzâk rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ma’mer, Hemmâm b. Münebbih’den rivâyet etti. Hemmâm: — Ebû Hüreyre'nin Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'ten bize rivâyet ettikleri şunlardır, diyerek bir takım hadisler zikretmiş; ez cümle: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ben Korku ile mansûr oldum; Bana Cevâmiü'l-Kelim'de verildi.» buyurmuşlardır; demiş. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü't-Ta'bir» ve «Kitâbu'l-Cihâd» da tahrîc etmişdir. Cevâmiü'l-Kelim: Cem'iyetli kelimeler demektir. Bundan murâd: Az sözle çok mânâ ifâde etmekdir. İbn Tîn'e göre Cevâmiü’l-Kelim'den murâd Kur'ân-ı Kerîm'dir. Fakat bazı hadîsler de öyledir. Kur’ân-ı Kerim'de öyle âyetler ve ahâdîs-i Nevevî yye içersinde öyle hadîsler vardır ki, metni bir satırı doldurmadığı hâlde şerh ve îzâhı hakkında kitaplar yazılabilir. Böyle az sözle çok mânâ ifâde etmek insanlar içinde yalnız Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e müyesser olmuş bir hususiyettir. Yer hazînelerinin anahtarlarından murâd İbn Tîn'e göre müslümanların ganimet olarak aldıkları düşman kıratlarının hazîneleridir. İbn Battal (?- 444) dahi buna kânî olmuş ve: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bununla yerdeki madenleri kasdetmiş olabilir demiştir. Şüphesiz ki Arablar diğer milletlere nazaran fakirdiler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu sözü ile ileride kisrâların, kayserlerin hazîneleri müslümanların eline geçeceğini tebşir buyurmuş, netice o-nun haber verdiği gibi çıkmışdır. Binâenaleyh mezkûr cümle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in mucizelerinden biridir. Ulemâ bu hadîs-i şerifi, Cevamiü'l-Kelîm hadîslerden, onların ihtiva ettiği ince mânâları çıkarmaya teşvik sayarlar. Hadîs'in sonunda Hazret-i Ebû Hüreyre: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) dünyâdan gitti. Şimdi o hazîneleri siz çıkarıyorsunuz.» diyerek Peygamber i Zişân (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin o hazînelerden elde edebildiğini ashabına paylaştırdığını, kendisine hiçbir şey almadığını ve ashabın hâlâ onun vâ'd buyurduğu şekilde o hazîneleri elde etmekde olduklarını anlatmak istemişdir. Görülüyor ki Bâbımız hadîslerinin bâzılarında Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Bana beş şey verildi.» buyurmuş; bâzılarında bunun üç şey olduğunu, bir rivâyet de bilâkis altı şeyle bütün peygamber lere tafdîl buyurulduğunu beyân etmişdir. Bu husûsda daha birçok rivâyetler vardır. Bunların mecmuundan anlaşılıyor ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e mahsûs olan hasletler beş değil on'dan bile fazladır. Hattâ Ebû Sad-i Nisâbûrî «Şerefül-Mustafâ» adlı eserinde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e mahsûs olan hasletleri toplayarak altmışa kadar çıkarmışdır. İlk nazarda bu bâbdaki muhtelif rivâyetler arasında tearuz var gibi görünür. Çünkü bâzılarında Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’a mahsûs hasletler beş, bâzılarında altı, bir takımlarında dört, diğerlerinde üç olarak zikredilmişdir. Bununla beraber hakikatte rivâyetler arasında hiçbir zıddiyet yoktur. Bu hususda Kurtubî şunları söylemektedir: Bunun tearuz olduğu zannedilmesin, tearuz fikri ancak sayıların inhisara delâlet ettiği teveh-hümünden doğar. Halbuki mesele Öyle değildir. Çünkü bir kimse bende beş altın var dese, bu söz o kimsede başka para olmadığına delâlet etmez. O adam başka bir defa: Bende yirmi altın var, daha başka bir defa: Bende otuz altın var! diyebilir. Zîrâ otuz altını bulunan bir kimse için yirmi altını, yahut on altını var demek doğrudur. Burada hiçbir taâruz ve tenakuz yokdur. Caizdir ki Allahü teâlâ hazretleri Resûlü Zîşân'ma üç haslet tahsis buyurduğunu; sonra beş, daha sonra altı haslet ihsan ettiğini haber vermiş olsun!» Hâsılı bir şeyi adedle tahsis ve tahdîd o adedden mâdâsını nefî sayılmaz.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetNamaz
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbMescidler ve Namaz Yerleri · Mescidler ve Namaz Yerleri
Hadis No1172
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile