وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ الصَّبَّاحِ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، فِي هَذَا الإِسْنَادِ .
Türkçe Çeviri
Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdû'l-Melik b. Sabbah El-Mismaî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be bu isnadda rivâyette bulundu. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'd-Deavât»'da tahric etmiştir. İsraf her şeyde haddini aşmak mânâsına gelir. «İleri alan ve geri bırakan» tâbirlerinden murad, dilediğini rahmet ve tevfikinle öne geçirir; dilediğine de şaşkınlık vererek bu rahmetinden geri bırakırsın, demektir. Nevevî 'nin beyânına göre, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Bunların hepsi bende vardır.» sözünü tevazuan söylemiş; nefsinin kemâle ermediğini günah saymıştır. Bazıları bundan sehven yaptıklarım; bir takımları da Peygamber lik gelmezden önceki hallerini kastettiğini söylemiştir. Nevevî : «Murad ne olursa olsun, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in gelmiş geçmiş bütün günahları affolunmuştur. O bu duayı tevazu için yapmıştır. Çünkü duâ ibâdettir.» diyor.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com