Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Kader · 6750← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Kader · 6749 kaydında.
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ حَدَّثَنَا ابْنُ، وَهْبٍ أَخْبَرَنِي أَبُو هَانِئٍ الْخَوْلاَنِيُّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو، بْنِ الْعَاصِ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ كَتَبَ اللَّهُ مَقَادِيرَ الْخَلاَئِقِ قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ بِخَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ - قَالَ - وَعَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Kader · 6749
Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Abdillah b. Amr b. Şerh rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ebû Hâni' El-Havlânî, Ebû Abdirrahman El-Hubulî'den, o da Abdullah b. Amr b. Âs'dan naklen haber verdi. (Şöyle dedi) : Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)' i: «Allah mahlûkatın miktarlarını göklerle yeri yaratmazdan elli bin sene önce yazdı. Arşı da su üzerinde İdi.» buyururken işittim.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Kader (no. 6750)
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا حَيْوَةُ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا نَافِعٌ، - يَعْنِي ابْنَ يَزِيدَ - كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي هَانِئٍ، ‏.‏ بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ غَيْرَ أَنَّهُمَا لَمْ يَذْكُرَا وَعَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize İbn Ebî Ömer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize El-Mukri' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hayve rivâyet etti. H. Bana Muhammed b. Sehl Et-Temîmî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Ebî Meryem rivâyet etti. (Dedi ki) ; Bize Nâfi' (yani İbn Zeyd) haber verdi. Her iki râvi Ebû Hâni'den naklen bu isnadla bu hadîsin mislini haber vermişlerdir. Yalnız onlar: «Arşı da su üzerindeydi...» cümlesini anmamışlardır. Ebû Hüreyre rivâyetini Buhârî «Kitâbu’l-Kader»'de; Ebü Dâvudüe İbnü Mâce «KitâbuVSünne»'de; Nesâî «Kitâbu't-Tefsir»'de muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Ebû'l-Hasen El-Kâbisi: «Hazret-i Âdem'le Hazret-i Mûsa'nın ruhları semâda karşılaşmış ve aralarında münakaşa vuku bulmuştur.» demiş; Kâdî Iyâz ise hadîsin zahiri mânâsı kastedilerek her ikisinin şahsen bir yere gelmiş olmaları ihtimâlinden bahsetmiştir. Filhakika İsrâ hadîsinde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Beyt-i Makdis'de ve göklerde bütün Peygamber lerle bir araya gelerek onlara namaz kıldırdığı sabit olmuştur. Kâdi Iyâz : «Binâenaleyh şehidler hakkında vârid olduğu gibi, Allahü teâlâ’nın Peygamber lerimde diriltmesi ihtimalden uzak değildir. Bu hâdisenin Mûsa (aleyhisselâm) ’ın hayatında cereyan etmiş ol-:ması da ihtimal dahilindedir. Allah'dan Âdem (aleyhisselâm) 'ı kendisine göstermesini istemiş ve onunla münakaşa etmiştir» diyor. Haybetin mânâsı mahrum etmek, hüsranda bırakmaktır. Hazret-i Mûsa: «Bizi mahrumiyete düşürdün... ilah» sözüyle Hazret-i Âdem'in cennetteki memnu ağaçtan yemesine işaret etmiş, bu günâhın sebebiyle cennetten çıkarıldın, sonra biz de şeytanların iğvâsına ve kötülüğe düşmeye maruz kaldık, demek istemiştir. Yed: El, demektir. Bütün sıfat hadîslerinde olduğu gibi, burada da iki vecih vardır. Birinci veçhe göre bu kelime müteşâbihtir. Allahü teâlâ' bizim gibi eli yoktur. Yed'i vardır. Biz ancak bu kadarını iman eder, keyfiyetini Allah'a havale eyleriz. İkinci veçhe göre buradaki yed kelimesi kudret diye te'vil olunur. Hadîsdeki takdirden murad dAleyhi Mahfuz'a ve Tevrat sahifelerine yazılmasıdır. Hazret-i Âdem: Allah benim bu suçu işleyeceğimi, beni yaratmazdan kırk yıl önce yazmıştır, demek istemiştir. Nitekim rivâyetlerin birinde bu cihet tasrih de edilmiştir. Burada kaderin hakikatim murad caiz değildir. Çünkü Allah'ın ilmi ve takdiri ezelîdir. Onun evveli yoktur. Binâenaleyh şu kadar sene diye tahdidine imkân yoktur. Bu münâkaşada davayı kazanan bütün râvilerin ittifakiyle Hazret-i Âdem olmuştur. Yalnız bazı kimseler şüzûz göstererek hadîsdeki Âdem kelimesini mansûb okumuşlardır. Bu takdirde Hazret-i Mûsa, Âdem (aleyhisselâm) 'a galebe çalmış olur. Bunu Hafız Ebû Bekr İbn Hâssa, Mes'ud b. Nasır’dan rivâyet etmiş ve bu Mes'ud'un kadere inanmayanlardan olduğunu söylemiştir. İmâm Ahmed 'in Zührî'den rivâyet ettiği bir hadisde: «Âdem ona galebe çaldı.» denilmiştir ki: Bu cümle hadîsde hiç bir işgal bırakmaz. Hattâbî : «Hazret-i Âdem'in Mûsa'ya galebe çalması muahezeyi kaldırması hususundadır. Çünkü insanlardan hiç birinin bununla bir kimseyi muahezeye hakkı yoktur.» diyor. Nevevî 'ye göre Hazret-i Âdem şunu demek istemiştir: «Yâ Mûsa! Sen bilirsin ki, benim bu suçu işleyeceğim yaratılmamdan kırk sene önce yazılmış ve takdir edilmiştir. Binâenaleyh mutlaka suç işlenecektir. Ben ve bütün mahlûklar çaba göstererek bir zerresini reddetmeye kalkışsak buna gücümüz yetmezdi. Şu halde teni niçin muaheze ediyorsun.» Bir de günahdan dolayı muaheze -aklî değil, şer'îdir. Âdem (aleyhisselâm) 'ın günahını ise Allah affetmiş, bu suretle ondan muaheze de kalkmıştır. Binâenaleyh onu yine muahezeye kalkışan şeriat karşısında rnağlub olur. Ulemanın beyânına göre Allah'ın miktarları yerle gökleri yaratmazdan elli bin sene önce yazmasından murad; onların levh-i mahfuza yazılması zamanını bildirmesidir. Elli bin sene tabiriyle tahdit değil, çokluk kastedilmiştir. Yoksa asıl takdir değildir. Çünkü az yukarda beyan ettiğimiz gibi hakikî takdirin evveli yoktur. Hadîsin son cümlesinden anlaşılan mânâ arş-ı a'lânın yerle gökler yaratılmazdan Önce su üstünde bulunmasıdır. Allah her şeye kadirdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İmanKader
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbKader · Kader
Hadis No6750
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile