حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، ح وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - جَمِيعًا عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ الْمُعْتَمِرِ " لاَ ايْمُ اللَّهِ لاَ تُصَاحِبُنَا رَاحِلَةٌ عَلَيْهَا لَعْنَةٌ مِنَ اللَّهِ " . أَوْ كَمَا قَالَ .
Bu kayıttaki metin
Bize Muhammed b. Abdi’l-A'lâ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mu'temir rivâyet etti, H. Bana Ubeydullah b. Saîd de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Yahya (yani İbn Saîd) rivâyet etti. Bu râviler toptan Süleyman Et-Teymî'den bu isnadla rivâyette bulunmuşlardır. Mu'temir'in hadîsinde şu ziyâde vardır: «Hayır! Allah'a yemin olsun üzerinde Allah'dan lanet bulunan bir deva bizimle beraber olmasın. Yahut buyurduğu gibidir.» «El-Mebârik» nâm eserde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bu deveyi kabul etmemesi, kadının bedduası kabul edildiğini bildiği içindir, denilmiştir. Fakat Nevevî 'nin tevcihi daha güzeldir. Ona göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu sözü kadını men etmek için söylemiştir. Daha önce kadına, hayvanlara vesâireye lanet etmemesini tenbih buyurmuş; bu suretle dili alışarak insanlara da lanet etmesini önlemeye çalışmıştı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in nehyine imtisal etmediği anlaşılınca, o da kendisine bir ceza olmak üzere devesini başı boş bıraktırdı. Bundan maksat yolda o deve ile beraber olmamaktır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in beraberinde olmamak şartiyle o deveye binmek veya satmak yahut kesmek caizdir. Hal, deveyi yürütmek için söylenilen sözdür. Bu kelime tekrarlanarak «Hal! Hal!» yahut «Halil Hali!» veya «Halin! Halin!» şekillerinde kullanılır. «Üzerinde Allah'dan lanet bulunan bir deve bizimîe beraber olmasın!» cümlesi nefi' şeklinde de okunabilir. Bu takdirde mânâsı: «Üzerinde Allah'dan lanet bulunan bir deve bizimle beraber olamaz.» demek olur. Ki nehiy hususunda bu şekil daha beliğ ve daha te'kidlidir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com