حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، ح وَحَدَّثَنِي بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا مُصْعَبُ بْنُ الْمِقْدَامِ، كِلاَهُمَا عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِإِسْنَادِ جَرِيرٍ مِثْلَ حَدِيثِهِ .
Türkçe Çeviri
Bize Ubeydullah b. Muâz rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam haber verdi. H. Bize İbn Müsennâ ile İbn Beşşâr da rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize İbn Ebî Adiy rivâyet etti. H. Bana Bişr b. Hâlid dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed (yani İbn Ca'fer) haber verdi. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den, o da A'meş'den naklen rivâyet etmişlerdir. H. Bana Ebû Bekr b. Nâfi' de rivâyet etti, (Dedi ki) : Bize Abdurrahman rivâyet etti. H. Bize İbn Nümeyr dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mus'ab b. Mikdam rivâyet etti. Her iki râvi Süfyân'dan, o da A'meş'den Cerîr'in isnadiyle onun hadîsi gibi rivâyette bulunmuşlardır. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-Merdâ»’da; Nesâî «Kitâbu't-Tıb»'da; İbn Mâce «Cenaze» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Veca': Aslında ağrı-sızı demekse de, burada ondan murad hastalıktır. Arablar her ağrıya-sızıya hastalık derler. Teâlâ Hazretleri bilhassa Peygamber lerini şiddetli ağrı-sızı veren hastalıklarla ibtilâ etmiştir. Çünkü onlara herkesten ziyade iman kuvveti, şiddetli sabır ihsan buyurmuştur. Tâ ki bu sayede onlara vereceği sevabı tekmil ve hayrı ta'mim buyursun.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com