حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ الأَوْدِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ مَخْلَدٍ - حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ بِلاَلٍ - حَدَّثَنِي سُهَيْلٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ مَعْمَرٍ هَذَا سَوَاءً .
Bu kayıttaki metin
Bana Ahmed b. Osman b. Hakim El-Evdî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hâlid (yani İbn Mahled) rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Süleyman (bu zat İbn Bilâl'dır) rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Süheyl, babasından, o da Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den naklen tamamiyle Ma'mer'in bu hadîsi gibi rivâyette bulundu. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-Enbiya»'da tahric etmiştir. Deveye binen kadınlardan nıurad; Arab kadınlarıdır. İbaredeki zamirlerin müzekker getirilmesi ya lâfız yahut cins veya şahıs kastedildiğindendir. Hadîs-i şerif Kureyş kadınlarının fazileti ile onlardaki şefkat, evlât terbiyesi, yetim çocuklara güzel bakmak, kocalarının malım emin bir şekilde muhafaza etmek, nafaka hususunda tedbirli davranmak gibi hasletlerin faziletine delildir. Hazret-i Ebû Hüreyre'nin: «Meryem binti İmran hiç deveye "binmemiştir.» sözü, onun bu umuma dâhil olmadığına işaret içindir. Yani Kureyş kadınlarının Hazret-i Meryem'den efdal olduğu anlaşılmamalıdır. Hadîsden murad Kureyş kadınlarının şâir Arab kadınlarından üstün olduklarını anlatmaktır. Bundan onların bütün dünya kadınlarından üstün olmaları lâzım gelmez demek istemiştir. «Ettevdîh» nâm eserin sahibi İbn Mülakk'm: «Ebû Hüreyre'nin bu sözünden ve Buhârî 'nin onu Hazret-i Meryem kıssasında zikretmesinden, Hazret-i Meryem'in Hadîce ile Fâtıme'den faziletli olduğu mânâsı çıkarılır. Çünkü onlar deveye binmekle tahsis edilen Arablardandır.» diyor.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com