Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Sahâbenin Fazîletleri · 6311← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Sahâbenin Fazîletleri · 6310 kaydında.
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ حُسَيْنٍ، أَنَّ الْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ خَطَبَ بِنْتَ أَبِي جَهْلٍ وَعِنْدَهُ فَاطِمَةُ بِنْتُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا سَمِعَتْ بِذَلِكَ فَاطِمَةُ أَتَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ لَهُ إِنَّ قَوْمَكَ يَتَحَدَّثُونَ أَنَّكَ لاَ تَغْضَبُ لِبَنَاتِكَ وَهَذَا عَلِيٌّ نَاكِحًا ابْنَةَ أَبِي جَهْلٍ ‏.‏ قَالَ الْمِسْوَرُ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَسَمِعْتُهُ حِينَ تَشَهَّدَ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَنْكَحْتُ أَبَا الْعَاصِ بْنَ الرَّبِيعِ فَحَدَّثَنِي فَصَدَقَنِي وَإِنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ مُحَمَّدٍ مُضْغَةٌ مِنِّي وَإِنَّمَا أَكْرَهُ أَنْ يَفْتِنُوهَا وَإِنَّهَا وَاللَّهِ لاَ تَجْتَمِعُ بِنْتُ رَسُولِ اللَّهِ وَبِنْتُ عَدُوِّ اللَّهِ عِنْدَ رَجُلٍ وَاحِدٍ أَبَدًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَتَرَكَ عَلِيٌّ الْخِطْبَةَ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Sahâbenin Fazîletleri · 6310
Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî rivâyet etti. (Dedi ki): Bize Ebû'l-Yeman haber verdi. (Dedi ki) : Bize Şuayb Zührî'den rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ali b. Hüseyin haber verdi. Oha da Hisver b. Mahreme haber vermiş ki, Ali b. Ebî Tâlib, Ebû Cehl'in kızını istemiş. Fâtıme binti Resûlillah (sallallahü aleyhi ve sellem) de yanında imiş. Fâtime bunu işitince, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e gelerek ona bunu söylemiş: — Kavmin senin kızların namına kızmadığını söylüyorlar. İşte Ali Ebû Cehl'in kızını nikâh ediyor! Misver Dedi ki: Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ayağa kalktı. Kendisini teşehhüd getirirken işittim. Sonra şöyle buyurdular: «Bundan sonra (malûm olsun ki) ben Ebû'l-Âs İbn Rabi'a (kızımı) nikahladım. Benimle konuştu ve doğru söyledi. Şüphesiz ki, Fâtıme binti Muhammed benden bir parçadır. Ben ancak ve ancak onu belâya sokmalarından çekiniyorum. Mes'ele şu ki: Vallahi Resûlüllah 'ın kızı ile Adüvvüllah'ın kızı, bir adamın yanında ebediyen bir yere gelemezler.» Mİsver: Bunun üzerine Ali istemekten vazgeçti, demiş.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Sahâbenin Fazîletleri (no. 6311)
وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو مَعْنٍ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا وَهْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَرِيرٍ - عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ، - يَعْنِي ابْنَ رَاشِدٍ - يُحَدِّثُ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bu hadîsi bana Ma'n-Er-Rakâşî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vehb (yani İbn Cerir) babasından rivâyet etti. (Dedi ki) : Nu'mân'i (yani İbn Râşid'i) Zührî'den bu isnadla bu hadîsin benzerini rivâyet ederken dinledim. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu Fartü'l-Humûs»'de tahric etmiştir. Bad'a: Et parçası demektir. Mudğa da aynı mânâya gelir. Ulemânın beyânlarına göre bu hadîsde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e her ne suretle olursa olsun eziyet vermenin haram olduğuna delil vardır. Velev ki; eziyet aslı mubah olan bir şeyden gelsin, bu husus-da başkaları ona kıyas edilemez. Filhakika Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Ben bir helâli haram kilamam...» buyurarak, Ebû Cehl'in kızının Hazret-i Ali'ye mubah olduğunu bildirmiş. Ancak kendi kızıyle onun bir nikâh altında toplanmalarını iki illetten dolayı yasak etmiştir. Bunlardan biri bu nikâhın kızı Fâtıme'ye eziyet vermesidir. Bu takdirde kendisi de eziyet duyacak ve ona eziyet veren helâk olacaktır. îşte Hazret-i Ali ile Fâtıme (radıyallahü anh) 'ya karşı beslediği sonsuz şefkatten dolayı bundan men etmiştir. İkinci illet kıskançlık dolayısıyle Hazret-i Fâtıme'nin fitneye duçar olmasından duyduğu endişedir. Ulemâdan bazıları; « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in muradı Ebû Cehl'in kızı ile Fâtıme'nin bir nikâh altında toplanmalarını yasaklamak değildir. O sadece Allah'ın lütfü ile bunların bir araya gelemeyeceklerini bildirmiştir.» demişlerdir. İhtimal ki, Allahü teâlâ Peygamber inin kızı ile Adüvvullah'ın kızının bir nikâh altında toplanmalarını haram kılmış da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) burada onu haber vermiştir. Bu takdirde bu mes'ele de nikâhı haram olan kadınlar faslına dâhil olur. Ebû'l-Âs b. Rabî' Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in damadı idi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona Mekke'de iken büyük kızı Zeyneb (radıyallahü anh) 'yi nikahlamıştı. Ebû'l-Âs ahlâkı ve muaşereti güzel, özü-sözü doğru bir zât idi. Kureyş bu evlenmeye karşı çıkmış, Hazret-i Zeyneb'i boşamasını istemişlerse de,-o buna razı olmamış; bu suretle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i memnun etmişti. Bilâhare Bedir gazasında müslümanların eline esir düştü. Hazret-i Zeyneb annesinin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği gerdanlığını fidye olmak üzere Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e gönderdi. Bu hediyye başta Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) olmak üzere bütün ashâb-ı kirâmı ağlattı. Hediyeyi sahibine iade ettiler ve Ebû'l -Âs'i da serbest bıraktılar. Birkaç zaman sonra Mekke'deki işlerini tasviye eden Ebû'l-Âs (radıyallahü anh) müslüman olarak Medîne'ye hicret etti.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbSahâbenin Fazîletleri · Sahâbenin Fazîletleri
Hadis No6311
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile