حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنِ الْبَهِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، قَالَ قَالَتْ لِي عَائِشَةُ كَانَ أَبَوَاكَ مِنَ الَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِلَّهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَا أَصَابَهُمُ الْقَرْحُ .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Küreyb Muhammed b. Ala' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Veki rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İsmail, Behiy'den, o da Urve’den naklen rivâyet etti. Urve (Şöyle dedi) : Bana Âişe : «Senin iki baban kendilerine yara isabet etmişken, Allah ve Resûlüne icabet eyleyen kimselerdendir.» dedi. Hazret-i Âişe 'nin Urve'ye: «Senin iki baban...» diye hitab etmesi, Urve, kız kardeşi Esma'nin oğlu olduğundandır. İki babadan biri Urve'nin kendi babası Zübeyr, diğeri de dedesi Ebû Bekr'dir. Bu da icabında dedeye baba demenin caiz olduğunu gösterir. « Müslim » sarihlerinden Übbî'nin beyânına göre Hazret-i Âişe bu hadîsi ile «Hamraü’l-Esed» vak'asına işaret etmiştir. Vak'a şudur: Uhud harbinden dönüşde müslümanlar aldıkları yaralardan pek bîtâb düşmüşlerdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) , Ebû Süfyân’ın müslümanları mağlûb ve perişan göstererek onlara tekrar hücum etmesinden endişelenerek müslümanlara: «İçinizde düşmanı takibe çıkacak bir kimse yok mu?» diye seslenmiş. Hemen Hazret-i Ebû Bekr'le Hazret-i Zübeyr ortaya çıkmış ve yetmiş kişi hazırlayarak düşmanı takip etmişlerdi. Ebû Süfyân, Uhud’dan ayrıldıktan sonra Ravha'ya gitmiş, orada yapmak istediği işi neden yarıda bıraktığına pişman olmuş, düşünmeğe başlamıştı. Düşmanı ta-kib eden müslümanlar Mekke'den sekiz mil uzakta bulunan «Ham-raü'l-Eseds'e kadar gitmişlerdi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) burada Huzâa'um reisi Ma'bed ile karşılaştı. Huzâalılar alenen müslüman olmamakla beraber kalben müslümanlara meyyaldiler. Ma'bed, Ebû Süfyân'a giderek Peygamber imizin ashabı ile birlikte gelmekte olduklarını söylemiş, Ebû Süfyân da hücumdan vaz geçerek Mekke'ye doğru yürümüştü. Müverrihler bu hâdiseye «Hamraü’l-Esad» vak'a'sı derler. Ve onu müstakil bir gaza gibi kaydederler.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com