⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Sahâbenin Fazîletleri · 6196 kaydında.
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ سَالِمٍ، عَنْ سَالِمِ، بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أُرِيتُ كَأَنِّي أَنْزِعُ بِدَلْوِ بَكْرَةٍ عَلَى قَلِيبٍ فَجَاءَ أَبُو بَكْرٍ فَنَزَعَ ذَنُوبًا أَوْ ذَنُوبَيْنِ فَنَزَعَ نَزْعًا ضَعِيفًا وَاللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَغْفِرُ لَهُ ثُمَّ جَاءَ عُمَرُ فَاسْتَقَى فَاسْتَحَالَتْ غَرْبًا فَلَمْ أَرَ عَبْقَرِيًّا مِنَ النَّاسِ يَفْرِي فَرْيَهُ حَتَّى رَوِيَ النَّاسُ وَضَرَبُوا الْعَطَنَ " .
Asıl metin · Müslim · Sahâbenin Fazîletleri · 6196
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivâyet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediler ki) : Bize Muhammed b. Bişr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ubeydullah b. Ömer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ebû Bekr b. Salim, Salim b. Abdillah'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivâyet etti ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlar: «Bana gösterildi ki: Bir su kuyusunun başında deve kovası ile su çekiyormuşum. Derken Ebû Bekr geldi ve bir yahut iki kova su çekti. Ama zayıf bir şekilde çekti. Allah Tebareke ve Teâla ona mağfiret buyursun. Sonra Umer geldi. O da su çekti ve kova büyük kovaya döndü. Artık insanlardan onun yaptığını yapacak bir yiğit görmedim. Nihayet İnsanlar suya kandılar ve develeri ağıllara kapadılar.»
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Sahâbenin Fazîletleri (no. 6197)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ رُؤْيَا، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رضى الله عنهما بِنَحْوِ حَدِيثِهِمْ .
Bu kayıttaki metin
Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Züheyr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Mûsa b. Ukbe, Salim b. Abdillah’dan, o da babasından naklen Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Ebû Bekr'le Ömer b. Hattâb (radıyallahü anhûma) 'a haklarındaki rü'yasını yukarkilerin hadîsi gibi rivâyet etti. Bu rivâyetleri Buhârî «Fedâilü-Eshabi-n-Nebi» bahsinde tahric etmiştir. Kalîb ; kazılıp toprağı atılmış ve henüz örülmemiş su kuyusu demektir. Zenûb, büyük su kovası; Garb, ondan da büyük su kovası mânâsına gelir. Abkari, seyyid demektir. Bazılarına göre kendisinden daha üstün bulunmayan mânâsına gelir. Bugün Arablar bu kelimeyi dâhi mânâsında kullanmaktadırlar. Ulemânın beyânına göre bu rü'ya Hazret-i Ebû Bekr'le Ömer'in hilâfetleri hususunda açık bir temsildir. Hazret-i Ebû Bekr'le Ömer hilâfetleri esnasında gayet güzel hareket etmiş, insanlar kendilerinden faydalanmışlardır. Onların güzel siretleriyle eserleri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in bereket ve sohbetinden geçmiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tebliğ emrinin sahibidir. Onu en güzel şekilde ifa etmiş, İslâm'ın kaidelerini kurmuş, usûl ve fürûunu izah etmiş, bu sayede insanlar takım takım Allah'ın dinine girmiştir. Ondan sonra Hazret-i Ebû Bekr halife olmuş ve bu makamda iki sene birkaç ay kalmıştır. Rü'yadaki bir veya iki kovadan murad budur. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in bir mi, yoksa iki kova mı dediğinde râvi ştikketmiştir. Murad iki kova olmasıdır. Nitekim diğer rivâyette tasrih edilmiştir. Hazret-i Ebû Bekr'in hilâfeti zamanında mürtedlerle harb olmuş, mürtedlerin kökü kurutularak islâm'ın dairesi genişletilmiştir. Ondan sonra Hazret-i Ömer halife olmuş; onun zamanında İslâm'ın dairesi daha da genişlemiş, hükümleri misli görülmedik şekilde karar kılmıştır. İşte rü'yada müslümanlann umuru su kuyusu ile temsil edilmiştir. Çünkü kuyuda insanların hayatını sağlayan su vardır. Müslümanların emîri de onlara su çekip dağıtan kimseye benzetilmiştir. Bundan murad onların işlerini görmek ve yoluna koymaktır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Hazret-i Ebû Bekr hakkında: «Onun çekmesinde za'f vardı.» buyurması, Ebû Bekr'in mertebesini düşürmek veya Hazret-i Ömer'in ondan daha üstün olduğunu anlatmak için değil, sırf hilâfet müddetlerini haber vermek, Hazret-i Ömer'in hilâfeti daha uzun süreceği için İslâm'ın dâiresi daha genişleyip, halkın refaha ereceğini haber vermek maksadına mebnîdir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Hazret-i Ebû Bekr'e mağfiret dilemesi de onun sânım düşürmek veya bir günahına işaret değildir. Bu kelimeyi söylemek müslümanların âdeti idi. Onunla sözlerini perçinleştirirlerdi. Bu rü'yada Hazret-i Ebû Bekr gelerek Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) dinlendirmek için kovayı elinden almasını ulemâ ondan sonra'Ebû Bekr'in halife olacağına ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in vefatıyle dünya meşakkatlerinden kurtulup rahata ereceğine te'vil etmişlerdir. Nitekim bir hadîsde: «Dünya mü'minin zindanı.» buyurulmuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından bir gün önce kızı Fâtıma'ya: «Bugünden sonra babanın hiç bir sıkıntısı olmayacaktır.» demiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbSahâbenin Fazîletleri · Sahâbenin Fazîletleri
Hadis No6197
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.