حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ، يُوسُفَ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَحْسَنَ النَّاسِ وَجْهًا وَأَحْسَنَهُمْ خَلْقًا لَيْسَ بِالطَّوِيلِ الذَّاهِبِ وَلاَ بِالْقَصِيرِ .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Küreyb Muhammed b. Ala' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İshâk b. Mansur, İbrahim b. Yûsuî'dan, o da babasından, o da Ebû İshâk'dan naklen rivâyet etti. (Dedi ki) : Ben Berâ'ı şunu söylerken işittim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzce insanların en güzeli, ahlâkça en iyisi idi. Fazla uzun değil, kısa da değildi. Bu rivâyetleri Buhârî «Kitâbu'l-Menâkıb»'de tahric etmiştir. Merbu: Fazla uzun veya kısa olmayan yani orta boylu kimse demektir. Vefra: Kulak yumuşağına kadar inen; Ciimme: Omuzlara kadar inen; Limme ise; omuzların üzerine döşenen saç demektir. Bu kelimelerin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında kullanılması saçının zaman zaman hepsine uymasındandır. Saçını kısaltmadığı zaman omuzlarına iner, kısalttığında kulaklarının yan hizasında kalırdı. Kâdî Iyâz diyor ki: Bu hadîsteki «halkan» kelimesini cisminin sıfatlarına delâlet ettiği için (hâ) nın fethi ve (lâm) ın sükûnuyla tespit ettik. Enes'in hadîsinde ise (hâ) nın zammı ile rivâyet olunmuştur. Çünkü orada Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ahlâkından ve güzel muaşeretinden bahsedilmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com