وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مُبَارَكٍ، عَنْ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ .
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Ebû Küreyb de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Mübarek Yûnus'dan rivâyet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dedi ki) : Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvi Zührî'den bu isnadla bu hadîsin benzerini rivâyet etmişlerdir. Bu hadîsi Buhârî «Bed'ül-Vahy», «Sıfatu'n-Nebiyy»; «Savm» ve «Fedailü'l-Kur'ân» bahislerinde tahric etmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in nefsi nefislerin en şereflisi mizacı mizaçların en ortası idi. Böyle bir zatın elbette fiili dahi fiillerin en güzeli, ahlâkı ahlâkların en iyisi, şekli dahi şekillerin en sevimlisi olacaktı. Kendisinin insanların en cömerdi olduğunda şüphe yoktur. Çünkü fâni şeylerden müstağnidir, insanların en cömerdi olan Fahri Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazan-ı şerîf'de Cebra: (aleyhisselâm) la buluşunca daha da cömertleşir, âdeta esen rüzgâr gibi olurdu. Bundan murad cömertliğinin herkese karşı umumî ve sür'atli olmasıdır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com