حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سَلِيمٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مِينَاءَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَثَلِي وَمَثَلُكُمْ كَمَثَلِ رَجُلٍ أَوْقَدَ نَارًا فَجَعَلَ الْجَنَادِبُ وَالْفَرَاشُ يَقَعْنَ فِيهَا وَهُوَ يَذُبُّهُنَّ عَنْهَا وَأَنَا آخِذٌ بِحُجَزِكُمْ عَنِ النَّارِ وَأَنْتُمْ تَفَلَّتُونَ مِنْ يَدِي " .
Türkçe Çeviri
Bana Muhammed b. Hâtim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Mehdi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Selîm, Said b. Mînâ'dan, o da Câbir'den naklen rivâyet etti. Câbir Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ; «Benimle sizin misâliniz, ateş yakan bir adamın misâli gibidir ki; hemen cırcırlarla pervaneler İçine düşmeye başlarlar. O bunları kovar. Ben de ateşten korumak için sizin eteğinizden tutuyorum. Halbuki siz elimden kaçıyorsunuz.» buyurdu. Bu hadîsi Buhârî «Rikak» bahsinin bir iki yerinde tahrîc etmiştir. Nevevî diyor ki: «Bu hadîsten maksat şudur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) câhillerle muhaliflerin günahları ve şehvetleri sebebiyle âhiret ateşine düşüşlerini ve bu husustaki hırslarını pervanelerin dünya ateşine düşüşlerine benzetmiştir. Çünkü pervanede akıl ve temyiz yoktur. Günahkârlar dahi Peygamber ler (sallallahü aleyhi ve sellem) kendilerini men etmiş ve eteklerinden tutmuş olduğu halde, elinden kaçmışlardır. Şu halde her iki fırka kendini helâk etmek için hırslı ve bu hususta gayret sarfetmiş demektir.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com