وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّائِفِيِّ، عَنْ عَمْرِو، بْنِ الشَّرِيدِ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَنْشَدَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَيْسَرَةَ وَزَادَ قَالَ " إِنْ كَادَ لَيُسْلِمُ " . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مَهْدِيٍّ قَالَ " فَلَقَدْ كَادَ يُسْلِمُ فِي شِعْرِهِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Yahya b. Yahya da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mu'temir b. Süleyman haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdurrahman b. Mehdî rivâyet etti. Her iki râvi Abdullah b. Abdirrahman Et-Tâifî'den, o da Amr b. Şerîd'den, o da babasından naklen rivâyet etmişlerdir. Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) benden şiir okumamı istedi... Râvi İbrahim b. Meysera'nın hadîsi gibi rivâyette bulunmuş, şunu da ziyâde etmiştir: «Az daha müslüman oluyordu,» buyurdu. İbn Mehdî'nin hadîsinde: «Yemin olsun şi'rinde az daha müslüman oluyordu.» buyurdu cümlesi vardır. Kastalâni diyor ki: «Ümeyye b. Ebi's-Salt câhiliyyet devri şairlerindendir. İslâm'ın ilk devirlerine de yetişmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hak dinle gönderildiğini duymuş, fakat ona îmân etmek kendisine nasîb olmamıştır. Câhiliyyet devrinde ibâdet ederdi. Şiirinde Allah'ın birliğine dâir çok söz etmiştir. Mânâların derinliğine dalar, hakikatlere dikkat gösterirdi. Bundan dolayıdır ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onun şiirini beğenmiş, okundukça daha fazlasını dinlemek istemiştir.» Hıh kelimesinin aslı ih'dir. Bundan murad anlattığın şeyi ziyâde et, daha anlat, demektir. Türkçede de bu mânâda burundan konuşmak şartiyle hî denilir, Hadîs-i şeriften maksat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Ümeyye b. Ebî Sall'in şiirlerini beğendiğini anlatmaktır. Çünkü bu şiirlerde Allah'ın birliğini ikrar vardır. Bu hadîs içerisinde kötü sözler bulunmayan şiiri okumanın ve dinlemenin caiz olduğuna delildir. Okunan şiirin İslâmiyet veya Câhiliyet devrine ait olması hükmen müsâvîdir. Şiirin içerisinde kötü ve müstehcen sözler olmasa bile fazlası mez-mumdur. Azını okuyup dinlemekte beis yoktur. Bu hadîsteki «şey'en» lâfzı bâzı nüshalarda «şey'ün» şeklinde merfu' olarak rivâyet edilmiştir. Mansub yani «şey'en» okunduğuna göre cümlede mahzuf olduğu kabul edilir. Ve «Hatırında bir şey var mı ki, bana bir şey okuyasın.» şeklinde takdir olunur.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com