حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَوْمًا فِي مُؤَخَّرِ الْمَسْجِدِ . فَذَكَرَ مِثْلَهُ .
Bu kayıttaki metin
Bize Abdullah b. Abdirrahman ed-Dârimî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Abdillah er-Rakaaşt rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Bişr b. Mansûr, Cüreyrî'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivâyet etti. Ebû Saîd: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) mescidin gerisinde bir cemâat gördü... diyerek yukarki hadisin mislini rivâyet etmiş. «Sizden sonrakilerde size uysunlar,» cümlesinin mânâsı beni göremeyenler, sizin ne yaptığınıza bakarak bana uysunlar, demektir. Hadîsi şerîf, İmâmı göremiyen cemâatin gördükleri cemaata bakarak İmâma uyabileceklerine, yani onun fiillerini bu suretle takip edebileceklerine delildir. Şâ'bî ile ona tâbi olan bazı ulemâ cemâatin cemaata uymasını caiz görmüşlerdir. Onlara göre, her saf arkasındaki safa İmâmdır. Hattâ mescide giren bir kimse İmâmın rükûdan doğrulduğunu, ancak son saf-takilerin henüz doğrulmadıklarım görerek onlara uysa o rek'ata yetişmiş sayılır. Fakat ekseri ulemâ bu mezhebi reddetmişlerdir. Hadîsi şerif İmâmdan geri kalmayı zemmetmektedir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in; «Bir kavim gerileye gerileye nihayet Allah onları geriletir.» buyurmaktan muradı: Allah onları rahmetinden o büyük fadlu kereminden, yüksek derecelerden ve ilimden mahrum eder, demektir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com