حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُثَنَّى - حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُهْزَاذَ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ كَمَا قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ لِلصَّلاَةِ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى تَكُونَا حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ كَبَّرَ .
Türkçe Çeviri
Bana Muhammed b. Râfi' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Huceyn -ki ibnü'l Müsenna'dır- rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Leys Ukayl'den rivâyet etti. H. Bana Muhammed b. Abdillah b. Kuhâz dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Selemetü'bnü Süleyman rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Yûnus haber verdi. Bunların ikisi de Zührî'den bu isnadla İbn Cüreyc'in dediği gibi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaza kalktığı vakit ellerini ta omuzları hizasına kadar kaldırır; sonra tekbir alırdı» şeklinde rivâyet etmişlerdir. Bu hadisi Buhârî «Kitâbü'l Ezan» da Nesâî «Kitâbü's-Salât» da tahric etmişlerdir. Buhârî 'nin rivâyetinde; «Başını rükû'dan doğrulttuğu vakit yine ellerini kaldırır. derdi» ibaresi de vardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com