Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Namaz (Salât) · 1049← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Namaz (Salât) · 1048 kaydında.
وَحَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ لِلنَّاسِ فَلْيُخَفِّفْ فَإِنَّ فِي النَّاسِ الضَّعِيفَ وَالسَّقِيمَ وَذَا الْحَاجَةِ ‏"‏ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Namaz (Salât) · 1048
Bize Harmeletü'bnü Yahya rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb haber verdi. Dedi ki: Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. Dedi ki: Bana Ebû Selemetü'bnü Abdirrahmân haber verdi, ki Ebû Hüreyre şunu söylerken işitmiş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : Biriniz cemaata namaz kıldırırsa hafif tutsun, çünkü cemaatın içinde zayıf, hasta, ve hacet sahibi olanları vardır.» buyurdular.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Namaz (Salât) (no. 1049)
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ - بَدَلَ السَّقِيمِ - الْكَبِيرَ ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize Abdülmelik b. Şuayb b. Leys rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Leys b. Sa'd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ebû Bekir b. Abdirrahmân rivâyet etti. Kendisi Ebû Hüreyre'yi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) «Şöyle buyurdular...» diyerek yukarki hadisin mislini rivâyet ederken dinlemiş. Yalnız o, hadîsdeki «Sakîm» kelimesinin yerine «Kebir» demiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in gadaba geldiğini bildiren Ebû Mes'ûd hadîsini Buhârî «İlim», «Namaz» ve «Edeb» bahislerinde; Nesâî «İlim» bahsinde; İbn Mâce dahi ayni bahisde muhtelif râvîlerden, biraz lâfız değişiklikleriyle Ebû Hüreyre hadîsini dahi Buhârî «Ezan» bahsinde tahrîc ettiği gibi Ebû Dâvûd ile İbn Mâce de ayrı ayrı râvîlerden rivâyet etmişlerdir. Gerek bu hadîsler, gerekse Bâbımızın bunlardan sonra gelecek hadîsleri İmâmın namazı vâcib ve sünnetlerini haleldar etmemek şartıyla hafif kıldırması gerektiğini; yalnız kıldığı zaman ise uzatmaya tahammülü bulunan kıraat, rükû, sücûd ve teşehhüd gibi rükünleri istediği kadar uzatmakta serbest olduğunu bildirmektedirler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e şikâyete gelen zâtın kim olduğu bildirilmediği gibi, kimden şikâyet ettiği dahi beyân edilmemiştir. Şikâyet edilen Hazret-i Ubey b. Kâb'tır. Bazıları şikâyet edenin Hazm b. Übeyy b. Kâ'b; şikâyet edilenin de Hazret-i Muâz olduğunu söylemişlerse de o kıssa bu değildir. Buhârî 'de Hazret-i Ebû Üseyd, Mâlik b. Rabîâ'nın oğluna: «Yavrucuğum namazı bize uzun tuttun!» dediği, talik suretiyle rivâyet olunmuştur. Aynı taliki İbn Ebü Şeybe dahi rivâyet etmiş ve oğlunun Münzir olduğunu tasrîh etmiştir. Bu rivâyette Münzir: «Babam benim arkamda namaz kılar ve bazan bana: Yavrucuğum bugün bize «Sâffât» sûresini okumakla namazı uzun tuttun» derdi.» demiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hassaten namazı uzun tutan zâta hitâb etmeyip bütün cemaata: «İçinizde namazdan nefret ettirenler var!» buyurması onun kemal-i nezâketine ve lütfü keremine delildir. Cemâat içersinde bir kimseyi utandırmamak için âdetleri dâima bu idi. Yalnız kılan kimse namazını istediği kadar uzatabilir. Çünkü herkes kendinin takat derecesini daha iyi bilir. Teâlâ Hazretleri hastalığı özürlerden saymıştır. Binâenaleyh İmâmın, namazın rükünlerine halel getirmemek şartıyla namazı hafif kıldırması îcabeder. Ashabı kirâmdan Enes b. Mâlik (radıyallahü anh) , Zübeyr b. Avvâm, Ammâr b. Yâsir ve Ebû Hüreyre hazerâtı namaza hafif kıldırırlarmış. Hazret-i Sâd b. Ebî Vakkâs namazı mescidde kıldırdığı vakit rükû ve sücûdu hafif tutar; Evinde kıldığı zaman bunları ve bütün namazı uzatırmış. Kendisine niçin böyle yaptığı sorulunca: «Biz, cemâatın bize uydukları İmâmlarız.» cevâbını vermiş. Hazret-i Zübeyr'e dahi: «Siz Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Hn ashabı olduğunuz halde neden herkesten ziyâde namazı hafif kıldırıyorsunuz?» diye sorulunca: «Biz şu vesveseci şeytandan önce davranıyoruz» demiştir. Hazret-i Ammâr'ın da: «Bu namazı şeytan vesvese verimi den Üzerinizden atın!» dediği rivâyet olunur. Hazret-i Ömer yaralandığı Bft-man mihraba Abdurrahman b. Avf geçerek en kısa türelerden «Kevser» ile «Nasr» ı okumuştur. Namazın hafif kıldın iması hususunda Ebû Vâkıd-i-Leysî, İbn Mes'ûd, Abdullah b. Ömer, Osman b. Ebil-Âsve Enes (radıyallahü anhûm) hazerâtından da hadîsler rivâyet edilmiştir. Ebü Vâkıd hadîsini İmâm Şâfiî «Müsned» inde tahrîc etmiştir. Bu hadîsde: - Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazı cemaata en hafif şekilde kıldırır, yalnız kılarken en ziyâde uzun tutan o olurdu.» denilmektedir. İbn Mes'ûd hadîsini Taberânî -El-Evsat- ında tah-rîc etmiştir. Mezkûr hadîste: «Hanginiz cemaata İmâm olursa namazı hafif kıldırsın 1 Çünkü içlerinde zayıf, yaşlı ve ihtiyaç sahibi olanlar vardır.» buyurulmuştur. İbn Ömer hadîsini sahih bir senetle Nesâî tahrîc etmiştir. Bu hadîste de: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize namazı hafif kıldırmamızı emreder ve İmâm olurdu!» denilmektedir. Hazret-i Osman ile Enes (radıyallahü anhûma) hadîsleri az sonra görülecektir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetNamaz
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbNamaz (Salât) · Namaz (Salât)
Hadis No1049
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile