وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَاهُ حَدَّثَهُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا نَصَبَتْ سِتْرًا فِيهِ تَصَاوِيرُ فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَزَعَهُ قَالَتْ فَقَطَعْتُهُ وِسَادَتَيْنِ . فَقَالَ رَجُلٌ فِي الْمَجْلِسِ حِينَئِذٍ يُقَالُ لَهُ رَبِيعَةُ بْنُ عَطَاءٍ مَوْلَى بَنِي زُهْرَةَ أَفَمَا سَمِعْتَ أَبَا مُحَمَّدٍ يَذْكُرُ أَنَّ عَائِشَةَ قَالَتْ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَرْتَفِقُ عَلَيْهِمَا قَالَ ابْنُ الْقَاسِمِ لاَ . قَالَ لَكِنِّي قَدْ سَمِعْتُهُ . يُرِيدُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ .
Türkçe Çeviri
Bize Harun b. Ma'ruf da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ûni Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Amr b. Haris rivâyet etti. Ona da Bü-keyr rivâyet etmiş. Ona da Abdurrahman b. Kasım rivâyet etmiş. Ona da babası Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in zevcesi Âişe 'den naklen rivâyet etmiş. Ki, Âişe içinde suretler bulunan bir perde germiş. Az sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) girerek onu atmış. Âişe Dedi ki: Ben de onu kestim ve iki yastık yaptım. Bunun üzerine o anda meclisde bulunan Rabîa b. Atâ namında Benî Zühre'nin azatlısı bir zât: — Ebû Muhammed'i Âişe 'nin söylediklerini anlatırken işitmedin mi? Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu yastıkların üzerinde istirahat bu-yururmuş, demiş. İbn Kasım: — Hayır! cevâbını vermiş. Rabîa, Kasım b. Muhammed'i kasdederek: — Lâkin ben onu dinledim, demiş.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com