حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا نُوحُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ أَخِيهِ، خَالِدِ بْنِ قَيْسٍ عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَرَادَ أَنْ يَكْتُبَ إِلَى كِسْرَى وَقَيْصَرَ وَالنَّجَاشِيِّ . فَقِيلَ إِنَّهُمْ لاَ يَقْبَلُونَ كِتَابًا إِلاَّ بِخَاتِمٍ . فَصَاغَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا حَلَقَةً فِضَّةً وَنَقَشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ .
Türkçe Çeviri
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivâyet etti. (Dedi ki) : Biz Nuh b. Kays, kardeşi Hâlid b. Kays'dan, o da Katâde'den, o da Enes'de naklen rivâyet etti ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Kisra il Kayser'e ve Necâşi'ye mektub yazmak istemiş de (kendisine) : — Onlar mühürsüz mektub kabul etmezler, denilmiş. Bunun üzerin Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gümüşten halka bir yüzük yaptırmış, üzerinde «Muhammedür resûlüllah » cümlesini nakşettirmiş. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-ilim», «Kitâbu'l-Cihad», «Kitâbu’l Libâs» ve «Kitâbu'l-Ahkâm»'da; Nesâî «Zinet», «Siyer», «İlim» ve «Tefsir» bahislerinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Hadîsin muhtelif rivâyetlerindeki Acemlerden, Romalılardan murat onların hükümdarılan olduğu Bâbımızın son rivâyetinde tasrih edilmiştir. Demek oluyor ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Acen Kisra'sına, Roma Kayser'ine ve Habeş Necâşi'sint hak dine davet için mektuplar yazmak istemiş, kendisine bunların mü hürsüz mektup kabul etmedikleri söylenmiştir. Mühürsüz mektup kabu etmemelerinin sebebi, sırları meydana çıkacağından korkmaları, bir de onlara arzedilecek bir şeyi kimsenin bilmemesi lâzım geldiğine tenbih etmek istemeleridir. Burada şöyle bir suâl hatıra gelebilir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yazı yazmayı biimezdi. Halbuki burada mektup yazdığından bahsedilmektedir. Cevap: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sonraları yazı yazmayı öğrenerek kendi eliyle yazdığı rivâyet olunmuştur. Yazmadığı sabit olmuş olsa, bu sefer hadîste isnadı mecazi yapılmış olur. Yani emredip başkasına yazdırdığı için yazma işi mecazen âmir'e isnad olunur. Nitekim: Kıral mektup yazdı denilir ki, kâtibine yazdırdı manasınadır. Mecaza karine örfdür. Çünkü örfü âdete göre Kıra! mektubu kendi yazmaz, kâtibine yazdırır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com