حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ جَعْفَرٍ كَانَ مَرْوَانُ يَسْتَخْلِفُ أَبَا هُرَيْرَةَ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ الْمُثَنَّى كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُسْتَخْلَفُ عَلَى الْمَدِينَةِ .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Beşşâr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed (yani İbn Cafer rivâyet etti.) H. Bize bu hadîsi İbn Müsennâ da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Ebî Adiyy rivâyet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivâyette bulunmuşlardır. İbn Cafer'in hadîsinde: «Mervan Ebû Hüreyre'yi kendi yerine halife bırakırdı.» cümlesi vardır. İbn Müsennâ'nın hadîsinde ise: «Ebû Hüreyre Medîne üzerine Halife bırakılırdı.» ibaresi vardır. İbn Ömer rivâyetini Buhârî ile Müslim «Kitâ-bu'l-Libâs»'da; Ebû Hüreyre rivâyetini Buhârî yine «Ki» tâbu'l-Libâs»'da tahrîc etmiştir. Ulemânın beyanlarına göre: Huyelâ, Mehile, Batar, Kibir, Zehv veya Zuhuv ve Tebahtûr hepsi de aynı mânâya gelirler. Bunlardan murad büyüklenmek, gururlanmak ve kendini beğenmektir. Bu hadîslerde geçen «Allah ona bakmaz» cümlesinden murad; Allah ona rahmet etmez, demektir. Kinaye suretiyle bakıldığı zaman hasıl olacak mânâya bakmak denilmiştir. Çünkü mütevazi bir kimseye bakan ona acır. Kibirliye bakansa ona kızar. Bu hadîslerden çıkarılan hükümleri iman bahsinde görmüştük. Ulemâ kadınlara elbise sarkıtmanın caiz olduğuna ittifak etmişlerdir. Erkeklere cübbe ve kaftan gibi elbiseleri baldırlarının yarısına kadar sarkıtmak müstehabdır. Topuklara kadar sarkıtmak kera'hetsiz olarak caizdir. Topuklardan aşağı sarkıtmaksa kibirden dolayı yapıldığı takdirde haram bundan dolayı değilse, keraheti tenzihiyye ile mekruhtur. Kâdî Iyâz diyor ki: «Ulema elbisede uzunluk ve genişlik hususunda mu'tad ve hacetten fazla yapılan her şeyin mekruh olduğunu söylemişlerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com