وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالاَ ضِجَاعُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فِي حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ يَنَامُ عَلَيْهِ .
Türkçe Çeviri
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Nümeyr rivâyet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Muâviye haber verdi. Her iki râvi Hişâm b. Urve'den bu isnad ile rivâyet etmiş ve « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yatağı» demişlerdir, Ebû Muâviye'nin hadîsinde: «Üzerinde yattığı...» kaydı vardır. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu’l-Libâs» ile «Kitâbu'l-Hums»'da tahric etmiştir. Mûlebbede: Yamalı, demektir. Kelimenin asü mânâsı keçeleştirilmiş demek olduğundan bazıları bunu «ortası kalınlaşıp keçe gibi olan kumaş» mânâsına almışlardır. Mırt: Bazan yünden bazan da kıl, keten ve ipek gibi şeylerden dokunan kilimdir. Murahhal: Üzerinde deve semerlerinin sureti bulunan kumaştır. Hattâbî ona çizgili kumaş demiştir. Edem: Edimin cem'idir. Edim tabaklanmış deridir. Bu hadîsler Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in dünya zevkinden ne kadar uzak olduğunu göstermektedir. Fahr-i Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz herşeyin en azı ve basiti ile iktifa buyururdu. Ümmetinin bu hususta da ona uymadı gerekir. Üzerinde deve semeri resmedilmiş elbise giymekte beis yoktur. Haram olan resim canlıların suretidir. Bu rivâyetler döşek ve yastık gibi şeyler üzerinde uyuyup istirahat etmenin, bunları ot ve yapağı gibi şeylerle doldurmanın cevazına delildir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com