وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، وَعَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَجُلاً، خَيَّاطًا دَعَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَزَادَ قَالَ ثَابِتٌ فَسَمِعْتُ أَنَسًا يَقُولُ فَمَا صُنِعَ لِي طَعَامٌ بَعْدُ أَقْدِرُ عَلَى أَنْ يُصْنَعَ فِيهِ دُبَّاءٌ إِلاَّ صُنِعَ .
Türkçe Çeviri
Bana Haccâc b. Şâir ile Abd b. Umeyd hep birden Abdurrez-zâk'tan rivâyet ettiler. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Sabit El-Bûnânî ile Âsim El-Ahvel'den, onlar da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiler ki: Terzi bir adam Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i davet etmiş... Şunu da ziyâde etti: «Sabit (Dedi ki) : Arkacığından Enes'i şunu söylerken işittim. Bundan sonra benim için içerisine kabak koydurabile-ceğim hiç bir yemek yapılmamıştır ki, kabak konmamış olsun.» Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü’l-Buyû'» ve «Kitâbü'l-Et'ıme»'de; Ebû Dâvud , Tirmizî ve Nesâî «Velime» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Tirmizî onu «Şemail» bahsinde de tahrîc etmiş ve: «Bu hadîs hasen şahindir.» demiştir. Kurtubî diyor ki: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in tasın kenarından kabağı takib etmesi, yemeğin türlü olmasındandır. Bu sebeple hoşuna gideni yani kabağı yiyiyor. Hoşuna gitmeyeni —ki pastırmadır— bırakıyordu.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com