وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ، بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَقَدْ سَقَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقَدَحِي هَذَا الشَّرَابَ كُلَّهُ الْعَسَلَ وَالنَّبِيذَ وَالْمَاءَ وَاللَّبَنَ .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize Affân rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hammad b. Seleme, Sabit'den, o da Enes'den naklen rivâyet etti. (Şöyle dedi) : Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e şu tasımla bütün meşrubatı, balı, nebizi, suyu ve sütü sundum. Sehl hadîsini Buhârî «Nikâh» ve «Eşribe» bahislerinde tahrîc etmiştir. Urs: Düğün yemeği demektir. Aruz: Hem geline, hem güveğiye ıtlak edilen bir kelimedir. Yalnız cem'inde ayrılırlar. Gelin kasdedilirse cem'i «arâis», güveği kasdedilirse «urus» gelir. Damad Ebû Üseyd'in ismi Mâlik b. Rabîa'dır. Bedir gazilerinden en son vefat eden odur, denilmiştir. Altmış veya alt-mışbeş tarihinde vefat etmiştir. Gelinin ismi Selâme binti Vehb'dir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e şerbet sunması tesettür farz kılınmazdan öncedir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den Allah'a sığman kadına gelince bunun ismi Ümeyme binti Cevn'dir. Amra binti Cevn diyenler olduğu gibi, Esma olduğunu söyleyenler de vardır. Bu kadının kıssasını evvelce görmüştük. Hulâsası şudur. Ümeyme gayet güzelmiş. Kendisini bazı zevat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize münasip görerek onunla evlendirmek istemişler. Ve bu hususta Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den izin alarak kadını Medîne'ye getirmişler. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) nikâh teklifinde bulununca, kadın; «Ben senden Allah'a sığınırım» demiş, o da kendisini geldiği yere iade etmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com