Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İçecekler (Eşribe) (no. 5165)
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ، عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ قَدْ نُهِيَ أَنْ يُنْبَذَ الْبُسْرُ وَالرُّطَبُ جَمِيعًا وَالتَّمْرُ وَالزَّبِيبُ جَمِيعًا .
Türkçe Çeviri
Bana Ebû Bekr b. İshak dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ravh rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn-i Cüreyc rivâyet etti. (Dedi ki) ; Bana Mûsa b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, naklen haber verdi ki, Şöyle dedi: Gerçekten koruk hurma ile olgun hurmanın beraberce ve kuru hurma ile kuru üzümün beraberce nebiz yapılması yasak edildi. Bu hadîsi n Câbir rivâyetini Buhârî ile Nesâî «Eşribe» bahsinde; Ebû Katâde rivâyetini Buhârî , Ebû Dâvud ve İbn-i Mâce «Eşribe»'de; Nesâî «Velîme» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Nebiz: Hurma ve kuru üzümden yapılan bir nevi hoşafdır. Buna lisânımızda bazı yerlerde tükenmez diyorlar ki, muhtelif meyveleri küpe veya fıçıya doldurarak üzerine su koymak suretiyle yapılır. Birkaç gün bekledikten sonra tükenmez kemâle gelir, Meyvalarm tadı ve ekşisi suya çıkarak içilmesi hoş bir şerbet olur. îşte bu rivâyetlerde bahsedilen ne-bîz budur. Görülüyor ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) iki nev'i bir araya karıştırarak nebiz yapmayı yasak etmiştir. Kuru hurma ile kuru üzüm, kuru hurma ile yaş hurma, kuru hurma ile koruk hurma, yaş hurma ile koruk hurma karıştırılmıyacak, bunlardan yalnız bir tanesinden, meselâ; yalnız kuru hurmadan yahut yalnız kuru üzümden nebiz yapılabilecektir. Bunun sebebini ulemâ şöyle izah etmişlerdir: İki cins bir yere karıştırılınca tadı değişmeden hemen sarhoş etme hassası meydana çıkar, içen kimse onu müskir değil (sarhoş etmez) , zannederek bilmeden içki içmiş olur. Buradaki yasaklama hakkında Nevevî şunları söylemiştir: «Bizim mezhebimizle cumhûr un mezhebine göre buradaki nehiy keraheti tenzîhiyye içindir. Sarhoşluk vermedikçe nebîzi içmek haram değildir. Cumhûr ulemâ buna kaildir. Mâli kiler'den bazısı haram olduğunu söylemiştir. Ebû Hanife ile bir rivâyette Ebû Yûsuf: «Bunda bir kerahet ve bir beis yoktur. Çünkü tek başına bir ne-vî'den yapıldığında içilmesi helâl olan nebiz başka nev'ile karıştırıldığı zaman da helâldir.» demişlerdir. Cumhûr , Ebû Hanîfe 'nin bu sözünü reddetmiş: Bu şeriat sahibine muhalefettir, demişlerdir. Filhakika bunu yasaklayan sahih ve sarih hadîsler rivâyet olunmuştur. Haram değilse mekruh olur.» Hanefîler'den Aynî de şöyle demektedir: «Bu babda birkaç kavil vardır. Birinci kavle göre iki nev'i karıştırılarak yapılan nebiz haramdır. Bu kavil Ebû Mûsa El-Ensârî, Enes, Câbir, Ebû Saîd (radıyallahü anh) hazeratı ile tabiinden Atâ' ve Tavus'dan rivâyet olmuştur. İmâm Mâlik ile İmâm Şâfiî, İmâm Ahmed , İshâk ve Ebû Sevr'in mezhebleri de budur. İkinci kavle göre iki nevî'den yapılan karışımın sadece ne-biz yapılması haramdır. Nebiz olduktan sonra hiç bir şey diğerinden fark edilmez. Bu anlaşılmaz kavil bazı Mâlikî ler'den rivâyet olunmuştur. Üçüncü kavle göre bu rivâyetlerdeki nehiy tenzih mânâsına hamledü-miştir. -Sarhoş etmedikçe haram sayılmaz. Nevevî ’nin Şafiîler 'in ve cumhûr un mezhebi olarak gösterdiği kavil budur. Dördüncü kavle göre kuru üzüm nebizi ile kuru hurma nebizini karıştırarak içmekte beis yoktur. Nehiy ancak beraberce nebiz yapılmaları hususundadır. Çünkü bunlardan biri diğerini takviye eder. Bu kavil Leys'den rivâyet olmuştur. Beşinci kavle göre bu hususta hiç bir kerahet ve hiç bir beis yoktur. Ebû Hanîfe ile bir rivâyette Ebû Yûsuf'un kavilleri budur. Nevevî cumhûr un bu kavli reddettiğini ve bunun şeriat sahibine muhalefet demek olduğunu söylediklerini kaydetmiş ve: Bundan nehiy hususunda sahih ve sarih hadîsler sabit olmuştur. Haram olmazsa mekruh olur, demiştir. Ben derim ki, bu yaptıkları bundan daha çok büyük bir İmâma karşı pek kötü bir cüretkârlıktır. Ebû Hanîfe bunu kendi reyiyle söylememiştir. Onun bu hususta mesnedi bir takım hadislerdir...» Bundan sonra Aynî her türlü nebizin helâl olduğunu bildiren üç hadîs rivâyet etmiştir. Bunların birinde Safıyye binti Atıyye şöyle demektedir: «Abdü’l-Kays kabilesinden bazı kadınlarla birlikte Âişe (radıyallahü anhâ) 'nın yanına girmiş, kendisine kuru hurma ile kuru üzümden sual açtık da şunları söyledi: Ben bir avuç kuru hurma, bir avuç da kuru üzüm alır, bunları bir kaba koyar, yumuşatırdım. Sonra bu nebizi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e sunardım.» Ayni bu hadîslerin istidlale elverişli olduklarını göstermek için râvilerden de bahsetmiştir. Bazı rivâyetlerde zikri geçen Zehv: Kızarmaya ve sararmaya başlamış hurma mânâsına gelir. Curaş: Yemen'de bir beldenin ismidir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİçecekler (Eşribe) · İçecekler (Eşribe)
Hadis No5165
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.