وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ سَعِيدِ، بْنِ جُبَيْرٍ أَنَّ قَرِيبًا، لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ خَذَفَ - قَالَ - فَنَهَاهُ وَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْخَذْفِ وَقَالَ " إِنَّهَا لاَ تَصِيدُ صَيْدًا وَلاَ تَنْكَأُ عَدُوًّا وَلَكِنَّهَا تَكْسِرُ السِّنَّ وَتَفْقَأُ الْعَيْنَ " . قَالَ فَعَادَ . فَقَالَ أُحَدِّثُكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهُ ثُمَّ تَخْذِفُ لاَ أُكَلِّمُكَ أَبَدًا .
Asıl metin · Müslim · Av, Kesim ve Yenilecek Hayvanlar · 5053
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İsmail b. Uleyye, Eyyûb'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den naklen rivâyet etti ki; Abdullah b. Mugaffel'e bir yakını taş atmış, o da kendisini menetmiş ve: — Şüphesiz Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) taş atmaktan menetmiş ve: «Bu taşlar ne bir av avlar, ne düşman bozar, lâkin bunlar dişi kırar ve gözü çıkarır.» buyurmuştur demiş. Fakat yakını taş atmayı tekrarlamış, o da: — Ben sana Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in bundan nehiy buyurduğunu anlatıyorum; sonra sen (yine) taş atıyorsun! Seninle ebediyyen konuşmam! demiş.