وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ، الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، سَمِعَ أَنَسًا، يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bu kayıttaki metin
Bize Yahya b. Habîb de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hâlid (yani İbn'l-Harîs) rivâyet etti. H. Bana Muhammed b. Velîd de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Ca’fer rivâyet etti. Her iki râvî demişler ki: Bize Şu'be, Ebû't-Teyyâh'dan rivâyet etti. O da Enes'i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den bu hadîsin mislini rivâyet ederken dinlemiş. Bu hadîsi n İbn Ömer ve Urve rivâyetlerini Buhârî " «Cihâd» bahsinde; Urve rivâyetini Tirmi zi ile İbn Mâce «Cihâd» da; Nesâî «Hayl» bahsinde; Enes rivâyetini Buhârî «Kitâbü’l-Cihâd» ile «Alâmâtü'n-Nübüvve» de; Nesâî «Hayl» de tahric etmişlerdir. Atın alnından murad: Alnına sarkan yelesidir. Hattâbî ve diğer bâzı âlimler alın kelimesinin atın bütününden kinaye olduğunu söylemişlerdir. «Hayır düğümlenmiştir.» cümlesinden murâd: hayır onlardan, düğümlenmiş gibi ayrılmaz demektir. Burada bir istiâre-i mek-niyye vardır. Çünkü hayır mahsûs şeylerden değildir ki, alının üzerine düğümlensin. Lâkin burada aklî olan şey, hissinin cinsine katılmış ve mubâlega yolu ile hissiye verilen hüküm ona da verilmiştir. Alını zikretmek istiareyi tecrîd içindir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com