وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ حَبِيبِ بْنِ أَبِي، ثَابِتٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْهِجْرَةِ فَقَالَ " لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا " .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nümeyr de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize babam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. Habîb b. Ebî Sabit, Abdullah b. Abdirrahmân b. Ebî Hüseyn'den, o da Atâ'dan, o da Âişe 'den, naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e hicret (in hükmü) soruldu, da: «Fetihden sonra hicret yoktur. Ve lâkin cihâd ve niyet (vardır) . Sefere çağırıldığınız zaman hemen gidin!» buyurdular. Bu hadîsi n Mücâşi' rivâyetini Buhârî «Cihâd» ve «Megâzî» bahislerinde; İbn Abbâs rivâyetini «Hacc» ve «Cihâd» da tahrîc etmiştir. «Hicret, ehli İçin geçmiştir.» cümlesinden murâd: sahiplerine meziy-yet kazandıran faziletli hicret Mekke'nin fethiden önce idi. O kimlere nasîb oldu ise oldu ve zaman geçti; demektir. «Ve lâkin islâm, cihâd ve hayır üzerine (bey'at bakîdir.) » yani siz hayrı, islâmiyet, cihad, ve iyi niyet gibi şeylerde arayın! Hicret sebebi île hayır kazanmak Mekke'nin fethi ile sona ermiştir; ama bunlarla onu pek âlâ tahsil edebilirsiniz; demektir. Hadisin bir rivâyetinde: «Hicret yok» diğerinde «fetihden sonra hicret yoktur!» buyuruluyor. Ulema bunu iki suretle te'vîl etmişlerdir. Birinci te'vîle göre mânâ şudur: Mekke fethedildikten sonra artık oradan hicret yoktur. Çünkü orası isîâm beldesi olmuştur; ondan hicret tasavvur edilemez. îkinvi te'vîl: Sahiplerine meziyyet kazandıran faziletli hicret yoktur. O Mekke'nin fethinden Önce Medine'ye göç edenlere mahsustur. Ve geçmiştir; zîra islâmiyet artık kuvvet bulmuştur. Bu te'vîl daha sahihtir. Ulemâ hicreti beş kısma ayırmışlardır:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com