Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · İmâret (Yöneticilik) · 4824← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İmâret (Yöneticilik) (no. 4824)
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ، يَحْيَى عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ أَتَاهُ آتٍ فَقَالَ هَذَاكَ ابْنُ حَنْظَلَةَ يُبَايِعُ النَّاسَ فَقَالَ عَلَى مَاذَا قَالَ عَلَى الْمَوْتِ قَالَ لاَ أُبَايِعُ عَلَى هَذَا أَحَدًا بَعْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bize yine İshâk b. İbrahim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mahzunu haber verdi. (Dedi ki) : Bize Vüheyb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Amr b. Yahya, Abbâd b. Temîm'den, o da Abdullah b. Zeyd'den naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: Ona biri gelerek: İşte bu İbn Hanzale'dir; insanlardan bey'at alıyor! Demiş. O da: Ne üzerine? Diye sormuş. — ölüm üzerine! cevâbını vermiş. — Hayır! Ben bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den sonra hiçbir kimseye bey'at etmem! Demiş. Bu hadîsi n Hazret-i Câbir , Müseyyeb ve Seleme rivâyetlerini Buhârî «Kitâbü’l-Megâzb de; Abdullah b. Zeyd rivâyetini «Kitâbül-Cihâd» da; Câbir rivâyetini Nesâî ile Buhârî «Kitâbü’l-Tefsîr» de muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Bey'ati'r - Ridvân demlen Hudeybiye bey'atında Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yanındaki sahabenin sayısını bildiren rivâyetler muhteliftir. Bunların bazısında 1400, bâzısında 1500, bir rivâyette 1300 kişi olduğu bildirilmektedir. Beyhakî ekseri rivâyetlerin 1400 olduğunu söylemiştir. Rivâyetlerin arası şöyle bulunur: Bu bey'atta bulunan ashâb bin dört yüz küsurdur. Ancak hadisi 1400 kişi idiler, diye rivâyet edenler, küsuru dikkate almamış; 1500 olduğunu söyleyenler onu da hesaba katmışlardır. 1300 kişi olduğunu söyleyenler ise kaç olduklarım iyi bilmedikleri için bir kısmını söylememişlerdir. O gün ashabın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimize ne üzerine föz verip bey'at ettikleri de muhtelif şekillerde rivâyet olunmuştur. Hazret-i Câbir rivâyetinde ölüm için değil harbten kaçmayacaklarına, Seleme rivâyetinde ölüm üzerine bey'at ettikleri bildiriliyor. Mamafih bu İki rivâyet arasında zıddiyet yoktur. Çünkü ölüm üzerine yapılan bey'attan murâd: ölseler bile harbten kaçmayacaklarına söz vermektir. Bir rivâyette ashab burada hicret ve cihâd için; başka bir rivâyete göre dinleyip itaat için; Hazret-i Abdullah b. Ömer'in bir rivâyetinde ise sabır için bey'at etmişlerdir. Ulema sabır rivâyetinin bütün mânâları bir araya toplayıp maksadı tam olarak ifade ettiğini söylemişlerdir. Şöyle ki: Kaçmayacaklarına dair yaptıkları bey'aün mânâsı ya zafer kazanıncaya yahut ölünceye kadar sabretmektir, ölüm ve cihâd üzerine yapılan bey'aün mânâları da sabırdır. Islâmiyetin ilk devirlerinde on müslümanın yüz kâfir karşısında sabredip kaçmamaları vâcib idi. Yüz müslüman bin kâfire karşı durmakla mükellef idiler. Sonraları bu hüküm lafteshedilerek iki misli düşmana karşı sabıretmek vâcib olmuştur. Malikîlerle Şâfiîler in ve cumhûr un mezhebi budur. Bu kavil İbn Abbâs (radıyallahü anh) 'nın da mezhebidir. İmâm A'zam 'la diğer bir kısım ulemaya göre âyet neshedilmemiştir. Hazret-i Câbir'in: «Yüz bin kişi olsak yine bize yeterdi.,.» sözü, Hudeybiye kuyusu hakkındaki sahih hadîsin kısaltılmış şeklidir. O şunu demek İstemiştir: Ashâb Hudeybiye denilen yere varınca orada bir kuyu buldular. Suyu çok azdı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) o kuyuya tükürerek bereketlenmesi için duâ etti. Arkacığından kuyu coştu. Bütün ashab abdest aldılar; hayvanlarını suladılar. Gerçi ashab 1500 kişi idiler; fakat 100.000 kişi -olsalar kuyunun suyu yine hepsine yeterdi. Bu hâdise Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in mu'cizelerinden biridir. Öyle anlaşılıyor ki Hazret-i Câbir'e suâl soran zât, hadîsin asimi ve mu'cize olduğunu biliyor; sadece ashabın sayısını bilmiyormuş. Ulemânın beyanına göre altında Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e bey'at yapılan ağacın yeri bulunmaması Allah'ın bir rahmetidir. Çünkü ağaç olduğu gibi kalsa câhil halkın ona tapmalarından korkulurdu. Bu ağacın altında bey'at gibi büyük bir hayır vaki' oldu; oraya ridvân ve sekînet İnmiştir., diyerek nice kimseler fitneye düşebilirlerdi. Câbir (radıyallahü anh) hadîsinde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Bu gün siz yer yüzü halkının en hayırlısısınız!» buyurması ile istidlal eden bâzı şüler Hazret-i Alî'yi Osman (radıyallahü anh) üzerine tercih ve tafdil ederler. Çünkü o gün Ali (radıyallahü anh) mevcud fakat Hazret-i Osman orada yoktu. Şîanın iddiası doğru değildir. Zîra Osman (radıyallahü anh) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin emri ile Mekke'de kalmış; onun namına bey'atım bizzat Resûlü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) yapmıştır. Binaenaleyh hükümde Hazret-i Osman da dâhildir. Zâten hadîsde sahabenin bir birlerine üstünlükleri kasdedilmemiştir. Yine bu hadîsle Bazıları Hızır (Hadır) (aleyhisselâm) 'ın peygamber olmadığına istidlal etmiş ve: « Peygamber olarak sağ bulunsa idi, ashabın bir peygamber den üstün olmaları lâzım gelirdi; bu gösterir ki o zaman Hızır (aleyhisselâm) sağ değildi.» demişlerse de sağ ve peygamber olduğunu söyleyenler buna cevap vermiş; onun peygamber liğine delâlet eden âyetleri hatırlattıktan sonra o gün ashabla birlikte Hızır (aleyhisselâm) 'mda arada bulunduğunu söylemişlerdir: Yine bu hadîsle bazıları Hızır (Hadır) (aleyhisselâm) 'ın peygamber olmadığına istidlal etmiş ve: « Peygamber olarak sağ bulunsa idi, ashâbm bir peygamber den üstün olmaları lâzım gelirdi; bu gösterir ki o zaman Hızır (aleyhisselâm) sağ değildi.» demişlerse de sağ ve peygamber olduğunu söyleyenler buna cevap vermiş; onun peygamber liğine delâlet eden âyetleri hatırlattıktan sonra o gün ashabla birlikte Hızır (aleyhisselâm) 'ın da orada bulunduğunu söylemişlerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİmâret (Yöneticilik) · İmâret (Yöneticilik)
Hadis No4824
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile