وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ حَيْوَةَ، أَنَّ أَبَا يُونُسَ، مَوْلَى أَبِي هُرَيْرَةَ حَدَّثَهُ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ وَقَالَ " مَنْ أَطَاعَ الأَمِيرَ " . وَلَمْ يَقُلْ أَمِيرِي وَكَذَلِكَ فِي حَدِيثِ هَمَّامٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ .
Türkçe Çeviri
Bana Ebû't-Tahir dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb, Hayve'den, naklen haber verdi ki, ona da Ebû Hüreyre'nin âzâd-hsi Ebû Yûnus rivâyet etmiş. (Dedi ki) : Ebû Hüreyre'yi, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den naklen bunu rivâyet ederken işittim. Ama: «Kim emîre itaat ederse» dedi. «Benim emîrime» demedi. Hem mâ m'in Ebû Hüreyre'den rivâyet ettiği hadîsinde de böyledir. Bu hadîsi Buhârî «Ahkâm» bahsinde tahrîc etmiştir. Hadîs-i Şerif: "Kİm Peygamber e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur!" âyet-i kerîmesinden alınmıştır. Çünkü Cenâb-ı Hak Peygamber ine itaat olunmasını emir buyurmuştur. Binâenaleyh ona itaat eden Allah'a da itaat etmiş olur. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'de âmire itaati emretmiştir, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin âmirlere itaate son derece ehemmiyet vererek bunu kendine yapılan itaat mertebesine yükseltmesine sebep olarak Hattâbî şunları söylemiştir: «Gerek Kureyş, gerekse onların peşinden gelen Araplar emirlik nedir bilmezler; kendi kabileleri reislerinden başka kimseyi tanımazlardı. İslâmiyet gelerek kendilerine emirler tâyin edilince bunu hazmedemediler. Hattâ bâzısı itaatten çekindi. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) âmirlere itaat etmenin kendisine yapılan itaate, isyanın da kendisine yapılan isyana bağlı olduğunu bildirerek onları âmirlerine itaate teşvik buyurmuş; bu suretle tefrikanın önüne geçmiştir.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com