Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · İmâret (Yöneticilik) · 4742← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · İmâret (Yöneticilik) · 4741 kaydında.
وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ، أَبِي شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدَةَ وَابْنِ نُمَيْرٍ فَلَمَّا جَاءَ حَاسَبَهُ ‏.‏ كَمَا قَالَ أَبُو أُسَامَةَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ ‏ "‏ تَعْلَمُنَّ وَاللَّهِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ يَأْخُذُ أَحَدُكُمْ مِنْهَا شَيْئًا ‏"‏ ‏.‏ وَزَادَ فِي حَدِيثِ سُفْيَانَ قَالَ بَصُرَ عَيْنِي وَسَمِعَ أُذُنَاىَ ‏.‏ وَسَلُوا زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ فَإِنَّهُ كَانَ حَاضِرًا مَعِي ‏.‏
Asıl metin · Müslim · İmâret (Yöneticilik) · 4741
Bize Ebû Küreyb de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abde ile İbn Nümeyr ve Ebû Muâviye rivâyet ettiler. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ab-dürrahîm b. Süleyman rivâyet etti. H. Bize İbn Ebî Ömer de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Süfyân rivâyet etti. Bunların hepsi Hişâm'dan bu isnâdla rivâyette bulunmuşlardır. Abde ile İbn Nümeyr'in hadîslerinde Ebû Üsâme'nin dediği gibi: «Geldiği zaman onu hesaba çekti.» cümlesi vardır. İbn Nümeyr hadîsinde ise: «Vallahi iyi bilin! Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki, sizden biriniz o sadakadan bir şey alırsa...» ibaresi vardır. Süfyan'in hadîsinde: « Dedi ki: Gözüm gördü, kulağım işitti. Zeyd b. Sâbit'e de sorun! Çünkü benimle beraber orada idi.» ibaresini ziyade etmiştir.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İmâret (Yöneticilik) (no. 4742)
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ ذَكْوَانَ، - وَهُوَ أَبُو الزِّنَادِ - عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً عَلَى الصَّدَقَةِ فَجَاءَ بِسَوَادٍ كَثِيرٍ فَجَعَلَ يَقُولُ هَذَا لَكُمْ وَهَذَا أُهْدِيَ إِلَىَّ ‏.‏ فَذَكَرَ نَحْوَهُ قَالَ عُرْوَةُ فَقُلْتُ لأَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ أَسَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ مِنْ فِيهِ إِلَى أُذُنِي ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Cerîr, Şeybânî'den, o da Abdullah b. Zekvân'dan —ki bu zât Ebû'z-Zinâd'dır— o da Urve b. Zübeyr'den naklen haber verdi ki. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) sudaka üzerine bir adamı me'mûr tâyîn etmiş. O da birçok şeyler getirmiş. Ve: Şu sizin! Bu da bana hediyye edildi... demeye başlamış... Râvi yukarıki hadîs gibi rivâyet etmiştir. Urve Dedi ki: «Ebû Humeydes-Sâıdî'ye: Bunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den mi işittin? diye sordum. — Ağzından kulağıma! Dedi.» Bu hadîs Buhari «Zekât», «Hibe», «Ahkâm», «Nüzûr» ve «Ter-kü’l-Hıyel» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Kitâbü'l-Cirâh»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîste geçen sadakadan murâd zekâttır. Yani zekât toplamak için. tâyîn olunan me'mura verilen hediyye ona haramdır. Bu bir nevi' gulül-dür. Me'mur onu kabul etmekle vazifesinde hıyanet ve sû-i isti'mal yapmış olur. Onun için de cezası ganimet aşıran kimsenin cezası gibi olacak, me'mur hediyye olarak aldığı şeyi yüklenerek mahşer yerine getirmek sureti ile kepaze edilecektir. Hadîs-i şerifte verilen bu hediyyenin haram kılınmasının sebebi me’mûriyet olduğu bildiriliyor. Yani me'mûra verildiği için ona haramdır. Memurdan başkasına verilen hediyye ise haram değil, bilâkis müstehaptır. Hadîsin üçüncü rivâyetindeki: «Meleyen bir koyunu taşıyarak Allah'a kavuştuğunu ben mutlaka bileceğim!» cümlesi bâzı nüshalarda: «Sakın... meleyen bir koyun taşıyarak Allah'a kavuştuğunu görmeyeyim!» şeklinde rivâyet olunmuştur. Nitekim bundan önceki bâbtaki rivâyetler de buna benzer şekilde idi. Kâdî Iyâz : «Bu rivâyet daha meşhurdur; ama evvelkisi «Sahîh-i Müslim »in ekseri râvilerinin rivâyetidir.» demiştir. Râvinin: «Bunu gözüm gördü; kulağım işitti.» demekten maksadı: Ben bunu yüzde yüz biliyorum; bildiğimde kat'iyyen şüphem yoktur, demektir. Sevâd: Karaltı mânâsına gelir. Burada ondan maksat: Bariz şahıslar, birçok eşya ve hayvanlardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:MuâmelâtCihad
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİmâret (Yöneticilik) · İmâret (Yöneticilik)
Hadis No4742
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile