Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Hadler (Hudûd) · 4456← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Hadler (Hudûd) · 4454 kaydında.
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ، بْنِ مَالِكٍ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَلَدَ فِي الْخَمْرِ بِالْجَرِيدِ وَالنِّعَالِ ثُمَّ جَلَدَ أَبُو بَكْرٍ أَرْبَعِينَ ‏.‏ فَلَمَّا كَانَ عُمَرُ وَدَنَا النَّاسُ مِنَ الرِّيفِ وَالْقُرَى قَالَ مَا تَرَوْنَ فِي جَلْدِ الْخَمْرِ فَقَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ أَرَى أَنْ تَجْعَلَهَا كَأَخَفِّ الْحُدُودِ ‏.‏ قَالَ فَجَلَدَ عُمَرُ ثَمَانِينَ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Hadler (Hudûd) · 4454
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muâz b. Hişâm rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivâyet etti ki, Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şarap hakkında hurma dalları ve ayakkaplan ile had vurmuş. Sonra Ebû Bekir 40 değnek hadd vurmuş. Ömer halîfe olup insanlar verimli yerlere ve köylere sarkınca: — Şarabın haddi hususunda ne diyorsunuz? diye sormuş. Abdurrah-mân b. Avf: — Onu cezaların en hafifi gibi yapman fikrindeyim; demiş. Enes: Ömer de 80 değnek hadd vurdu; demiş.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Hadler (Hudûd) (no. 4456)
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّوسلم كَانَ يَضْرِبُ فِي الْخَمْرِ بِالنِّعَالِ وَالْجَرِيدِ أَرْبَعِينَ ‏.‏ ثُمَّ ذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِهِمَا وَلَمْ يَذْكُرِ الرِّيفَ وَالْقُرَى ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vckî' Hişâm'dan, o da Katâde'den, o da Enes'den naklen rivâyet etti ki, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şarap için ayak kapları ve hurma dalları ile 40 değnek (hadd) vururmuş... Bundan sonra râvi yukarıdakilerin hadisi gibi rivâyette bulunmuş yalnız «verimli yerlerle köylere» cümlesini anmamıştır. Bu hadîsi Buhârî , Ebû Dâvûd , Tirmizî ve İbn Mâce «Hudûd» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Bu bâbtaki hadîslerin mecmuundan anlaşılıyor ki, şarap içen kimsenin cezası Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Hazret-i Ebû Bekir devirlerinde kırk kadar sopa imiş. Buna Ömer (radıyallahü anh) zamanında da bir müddet devam edilmiş. Fakat fütuhat genişleyip Şam ve Irak gibi zengin beldeler müslümanların eline geçince halk su boylarına, mahsuldar topraklara yerleşmiş, bağ ve bahçeler çoğalmış; şarap içenlerin sayısı da artmış. Bunun üzerine Hazret-i Ömer onları ellişer sopa vurmak sureti ile cezalandırmağa başlamış. Bunun da te'sîri görülmeyince dayak adedini altmışa, nihayet seksene çıkarmış. Buhârî şârihi Aynî : «Eğer Ömer (radıyallahü anh) bu zamana yetişse idi onlara bunun kat kat fazlasını vururdu!» diyor! Hazret-i Abdurrahman'in içki cezasının şer'î haddlerin en hafifi gibi verilmesini istemesi, bu hususta henüz tekarrur etmiş bir dayak sayısı bulunmadığındandır. Ömer (radıyallahü anh) bu hususta ashâb-ı kirâmla istişare etmiş: Hazret-i Abdurrahmân b. Avf bu cezanın hudûdi şer'iyyenin en hafifi gibi olmasını teklif etmiştir. Kurân-ı Kerîm'de bildirilen şer'i cezalar: Hırsızın eli kesilmesi, zina eden (gayri muhsan) bir kimseye yüz değnek vurulması, zina iftirasında bulunanlara seksen değnek vurulmasıdır. Bunların içinde en hafifi seksen değnek vurmaktır. Bu makamda Hazret-i Ali (radıyallahü anh) da fikrini beyan etmiş ve; «Bir kimse şarap içerse sarhoş olur; sarhoşladı mı saçmalar; saçmaladı mı iftira eder. Müfterinin cezası ise 80 değnektir.» demiştir. Böylece içki cezasının 80 değnek olacağı hususunda Hazret-i Ömer zamanında saha-be-i kirâm icmâ' etmişlerdir. Tabiîn ile cumhûr-u fukaha da aynı yoldan yürümüşlerdir. Gerçi bu hususta bazı muhaliiler bulunmuşsa da cumhûr un karşısında bunların görüşü şâzz bir fikir gibi kalmıştır. İbn Mes'ûd (radıyallahü anh) bu bâbda Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Bir şeyi müslümanlar iyi görürse o Allah ındinde de iyidir.» hadîsini hatırlatmıştır. Bir de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Benim sünnetime ve benden sonra hulefâyı râşidînin sünnetine sanlın!» buyurmuştur.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbHadler (Hudûd) · Hadler (Hudûd)
Hadis No4456
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile