⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Hadler (Hudûd) · 4433 kaydında.
حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ، مَالِكُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ الْمِسْمَعِيُّ حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، - يَعْنِي ابْنَ هِشَامٍ - حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو قِلاَبَةَ، أَنَّ أَبَا الْمُهَلَّبِ، حَدَّثَهُ عَنْ عِمْرَانَ، بْنِ حُصَيْنٍ أَنَّ امْرَأَةً، مِنْ جُهَيْنَةَ أَتَتْ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهِيَ حُبْلَى مِنَ الزِّنَى فَقَالَتْ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَصَبْتُ حَدًّا فَأَقِمْهُ عَلَىَّ فَدَعَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلِيَّهَا فَقَالَ " أَحْسِنْ إِلَيْهَا فَإِذَا وَضَعَتْ فَائْتِنِي بِهَا " . فَفَعَلَ فَأَمَرَ بِهَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ ثُمَّ صَلَّى عَلَيْهَا فَقَالَ لَهُ عُمَرُ تُصَلِّي عَلَيْهَا يَا نَبِيَّ اللَّهِ وَقَدْ زَنَتْ فَقَالَ " لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ وَهَلْ وَجَدْتَ تَوْبَةً أَفْضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا لِلَّهِ تَعَالَى " .
Asıl metin · Müslim · Hadler (Hudûd) · 4433
Bana Ebû Gassân Mâlik b. Abdilvâhid El-Mismaî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muâz (yani İbn Hişâm) rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam, Yahya b. Ebî Kesirden rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ebû Kılâbe rivâyet etti. Ona da Ebû'l-Mühelleb, Imrân b. Husaym'dan naklen rivâyet etmiş ki, Cüheyne (kabilesin) ’den bir kadın zinadan gebe olarak Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e gelmiş ve: — Yâ Nebiyyâllah! Ben haddi hak ettim. Onu bana tatbik ediver! demiş. Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) de velîsini çağırarak: «Buna iyi bak, doğurduğu zaman onu bana getir!» buyurmuş. Velisi de öyle yapmış. Bunun üzerine Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadın hakkında emir vererek üzerine elbisesi bağlanmış. Sonra emir buyurarak recmedilmiş; ve cenazesini kılmış. Ömer kendisine: — Bunun cenazesini kılacak mısın yâ Nebiyyâllah? Halbuki zina etmiştir; demiş. Efendimiz: «Gerçekten o öyle bir tevbe etti ki, bu tevbe Medinelilerden yetmiş kişi arasında taksim edilse onlara yeterdi. Sen Allah İçin canını vermekten daha faziletli bir tevbe gördün mü?» buyurmuşlar.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Hadler (Hudûd) (no. 4434)
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا أَبَانٌ الْعَطَّارُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Affân b. Müslim rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebân El-Attâr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Yahya b. Ebî Kesir bu isnadla bu hadîsin mislini rivâyet etti. Bu hadîsi Buhari «Hudûd» bahsinde; Nesâî «Recim»de tahrîc etmişlerdir. Bâbımızın birinci rivâyetinde ismi zikredilmeyen zatın da Mâiz (radıyallahü anh) olması muhtemeldir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Olabilir ki sen...» buyurmaktan maksadı: «öpmüşsündür veya sıkmışsın dır. Nitekim bir rivâyette tasrîh de edilmiştir. Bu sözle Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona zinayı i'tirâftan vaz geçmesini işaret sureti ile telkin etmek istemiştir. Nebîb: Çiftleşme ânında tekenin çıkardığı sestir. Küsbe: Süt ve emsâlinden verilen az miktardır. Rivâyetlerin birinde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Mâiz'e: «Senin hakkında kulağıma gelen doğru mudur?» diye, sorduğu; diğer rivâyetlerde meşhur olduğuna göre ise Mâiz (radıyallahü anh) 'm: «Yâ Resûlallah! Beni temizle!» dediği bildiriliyor. Ulemâ bu iki rivâyet arasında tezâd olmadığını söylemişlerdir. Zira Müslim 'den başkalarının rivâyetinde, kavminin Mâiz'i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) çağırmadan gönderdikleri, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in onu gönderen zâta: «Kendisini elbisenle Örf sen senin İçin daha hayırlı olurdu.» dediği bildiriliyor. Şu halde macerayı evvelâ başkasından duymuş; sonra Mâiz (radıyallahü anh) : Beni temizle! deyince: «Senin hakkında kulağıma gelen doğru mudur?» diye sormuştur. Keza bir rivâyette Hazret-i Mâiz için mezar kazılmadiğı, diğer rivâyette ise kazıldığı bildiriliyor. Recim esnasında kaçtığı tasrîh edildiğine bakarak Bazıları bu rivâyetlerin arasını bulmuş ve: «Mezar kazılmadığını bildiren rivâyetten murâd: Büyük çukur kazılmadı yahut mezar tahsis edilmedi; demektir.» mütâleasında bulunmuşlardır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Hazret-i Mâiz'e sitemde bulunmaması hadd-i şer'i günahına keffâret olduğu içindir. Mağfiret dilememesi de başkası onun istiğfarına güvenerek aldanmasın; zina etmesin diyedir. Kadın dahi bir rivâyete göre çocuk doğar doğmaz recmedilmiş; diğer rivâyete göre çocuk sütten kesilinceye kadar kendisine mühlet verilmiştir. Hâdise bir olduğu için bu rivâyetlerin birincisi ikincisine muvafık olarak te'vîl edilmiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadının velîsine: «Buna iyî bak!» diye tavsiyede bulunmuştur. Bu da akrabası gayrete gelip kadına eziyet' etmesinler diyedir. Bir de böyle kötülük işleyen bir kimseye karşı nefret duymak insanların tabiatında mevcut bir haslet olduğu için kadına acımış ve ona İyi muamele edilmesini istemiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbHadler (Hudûd) · Hadler (Hudûd)
Hadis No4434
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.