وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، قَالَ اسْتَشَارَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ النَّاسَ فِي إِمْلاَصِ الْمَرْأَةِ فَقَالَ الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ شَهِدْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَضَى فِيهِ بِغُرَّةٍ عَبْدٍ أَوْ أَمَةٍ . قَالَ فَقَالَ عُمَرُ ائْتِنِي بِمَنْ يَشْهَدُ مَعَكَ قَالَ فَشَهِدَ لَهُ مُحَمَّدُ بْنُ مَسْلَمَةَ .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Küreyb ve İshâk b. İbrahim de rivâyet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (İshâk: Bize haber verdi, tâbirini kullandı.) ötekiler: Bize Veki', Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Misver b. Mahrame’den naklen rivâyet etti... dediler. Misver Şöyle dedi: Ömer b. Hattâb, kadının cenini hakkında halkla istişare etti de Muğîra b. Şu’be: Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in onun hakkında gurre ile (yani) bir köle veya câriye ile hükmettiğine şahid oldum; dedi. Bunun üzerine Ömer: Bana seninle birlikte şahidlik edecek birini getir! dedi. Ve ona Muhammed b. Mesleme şâhidlik etti. Bu rivâyeti Buhârî ile Ebû Dâvûd «Diyât» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Milas: Cenîn demektir. Müslim 'in bütün nüshalarında bu kelime, «milâs» şeklinde rivâyet olunmuştur. Lügatte ma'rûf olan şekli ise «imlâs»dır. Nitekim Buhârî 'de de öyledir. İmlâs: Vaktinden evvel çocuk düşürmektir. Humeydi bu hadîsi kitabında zikretmiş ve: «îmlâs, lügat kitaplarında ma'ruf olduğu gibi hemze iledir.» demiştir. Mâmâfîh Kâdî Iyâz 'ın beyanına göre bir şey yerinden boşanıp kurtuldu mânâsına Araplar «melisa'ş-şey'ü» derlermiş. Kâdî: «Eğer ondan cenin kasdedilirse «milâs» okumak sahîh olur.» diyor. Dârekutnî bu hadîs hakkında İmâm Müslim 'i tahtıe etmiş ve şunları söylemiştir: «Râvi Vekî' bu hadîste vehmetmiştir. Hişâm'in ashabı ona muhalefette bulunarak râviler meyânında Misver'i zikretmemişlerdir ki, doğrusu da budur. Müslim , Veki'in hadîsinden başkasını zikretmemiştir. Buhârî ise ona muhalefet edenlerin hadîsini de almıştır; doğrusu da budur...» Fakat Nevevî : «Hadîsin muttasıl olabilmesi için Misver ile Urve'yi zikretmek mutlaka lâzımdır; zira Urve Hazret-i Ömer'e yetişmemiştir.» diyor. Haberi vâhid hüccet olduğu hâlde Hazret-i Ömer'in onu kabul etmiyerek şâhid istemesi te'kîd ve tesbît içindir. Hadîse şahidlik eden Muhammed b. Mesleme (radıyallahü anh) Bedir gazilerinden olup ashâb-ı kirâmın büyüklerindendir; 43 târihinde vefat etmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com