وَحَدَّثَنَاهُ عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ .
Bu kayıttaki metin
Bize bu hadîsi Amr b. Zürâra da rivâyet etti, (Dedi ki) : Bize İsmail b. İbrahim haber verdi. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc bu isnâdla bu hadisi n benzerini haber verdi. Buradaki Imrân b. Husayn rivâyetlerini Buhârî «Diyât, İcâre, Cihâd» ve «Megâzî» bahislerinde; Tirmizî ile İbn Mâce «Diyâuda; Nesâî «Kısas» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Hadîsin muhtelif rivâyetlerinden anlaşılıyor ki, bahis mevzuu kavga Hazret-i Ya’lâ ile çırağı arasında vuku' bulmuş ve Ya'lâ (radıyallahü anh) çırağının kolunu ısırmıştır. Gerçi hadîsin bir rivâyetinde Ya'lâ (radıyallahü anh) 'ın: «Benim bir çırağım vardı; bir insanla kavga etti de biri diğerinin elini ısırdı...» dediği bildiriliyorsa da bu söz ısıranın kendisi olmasına aykırı değildir. Çünkü bir insan kendini kinaye yolu ile anlatarak dinleyenden gizleyebilir. Bu bâbta Nevevî şunları söylemiştir: «Hafızlar diyor ki: Sahîh ve meşhur olan kavle göre ışınlan Ya'lâ değil, çırağıdır. Mâmâfîh vak'anın Ya'lâ ile çırağı arasında bir veya iki zamanda iki defa cereyan etmiş olması da ihtimâl dahilindedir Kurtubî , Hazret-i Ya'lâ'nın büyük bir zât olduğunu dikkate alarak ısırmayı ona yakıştıramamış; çırağına hamletmeyi evlâ görmüştür. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Ver elini de ısırsın, sonra çek!..» buyurması, emir değil red ve inkârdır. Yani: Sen elini ısırması için onun ağzına koyamıyorsun. O halde onun elini senin ağzından çekmesine neden canın sıkılıyor da işlediği cinayeti Ödetmek istiyorsun? demek istemiştir. Hadîs-i şerifte geçen: «Bu dâvayı ibtâl etti» ve «O adamın ön dişini heder kıldı» cümlelerinden murâd: Dişi çıkarılan zâta bir şey ödenmeyeceğine hükmetmesidir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com