وَحَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ جَارِيَةً، وُجِدَ رَأْسُهَا قَدْ رُضَّ بَيْنَ حَجَرَيْنِ فَسَأَلُوهَا مَنْ صَنَعَ هَذَا بِكِ فُلاَنٌ فُلاَنٌ حَتَّى ذَكَرُوا يَهُودِيًّا فَأَوْمَتْ بِرَأْسِهَا فَأُخِذَ الْيَهُودِيُّ فَأَقَرَّ فَأَمَرَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُرَضَّ رَأْسُهُ بِالْحِجَارَةِ .
Türkçe Çeviri
Bize Heddâb b. Hâlîd de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hemmâm rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Katâde, En es b. Mâlik'den naklen rivâyet etti ki, bir câriye, başı iki taş arasında ezilmiş olarak bulunmuş. Kendisine: Sana bunu kim yaptı? Falan mı? filân mı? diye sormuşlar. Nihayet bir yahudî söylemişler. Câriye başı ile işaret etmiş. Bunun üzerine ya-hudî yakalanmış; ve (suçunu) itiraf etmiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'de başının taşlarla ezilmesini emir buyurmuş. Bu hadîsi Buhârî «Talâk» ve «Diyât» bahislerinde; Ebû Dâvûd , Nesâî ve İbn Mâce dahi «Diyât»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Ulemâdan Katâde, Hasen, İbn Şîrîn, İmâm Mâlik , İmâm Şafiî , İmâm Ahmed , Ebû İshâk, Ebû Sevr, İbn’l-Münzir ve Zahirîler bu hadîsle ihticâc ederek: «Katil, maktulü ne ile öldürdü ise kendisi de onunla öldürülür.» demişlerdir. Diğer bir takım ulema bunlara muhalefet etmiş ve kısasın ancak kılıçla yapılacağını söylemişlerdir. Bunlar: Şa'bî, îbrâhîm Nehaî, Hasan-i Basrî, Süfyân-ı Sevrî. Ebû Hanife , Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed'dir. İbn Hazm: «Ebû Süleyman'in kavli de budur.» demiştir. Bu zedelîlleri «Kısas ancak kılıçla olur!» hadîs-i şerifidir. Bu hadîsi sahabeden: Ebû Bekre, Nu'mân b. Beşir, İbn Mes'ûd, Ebû Hüreyre ve Aliy b. Ebî Tâlib (radıyallahü anh) hazerâtı rivâyet etmişlerdir. Rivâyetlerin bâzısı hakkında söz edilmişse de her rivâyet diğerine şâhid olduğundan hadîs-i şerîf en az hasen derecesinde kalır ki, ihticâca elverişli demektir. Hanefîler Bâbımız hadîsi ile neden amel etmediklerini beş suretle îzâh etmişlerdir:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com