حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الْمُغِيرَةُ، - يَعْنِي الْحِزَامِيَّ - عَنْ عَبْدِ الْمَجِيدِ بْنِ، سُهَيْلٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، ح. وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - عَنِ الْحُسَيْنِ بْنِ، ذَكْوَانَ الْمُعَلِّمِ حَدَّثَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ مَطَرٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ، أَبِي رَبَاحٍ وَأَبِي الزُّبَيْرِ وَعَمْرِو بْنِ دِينَارٍ أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَهُمْ فِي، بَيْعِ الْمُدَبَّرِ . كُلُّ هَؤُلاَءِ قَالَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِ حَمَّادٍ وَابْنِ عُيَيْنَةَ عَنْ عَمْرٍو عَنْ جَابِرٍ .
Türkçe Çeviri
Bana Ebû Gassân El-Mismaî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muaz rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana babam, Matar'dan, o da Atâ' b. Ebî Rabâh ile Ebû'z-Zübeyr ve Amr b. Dinar'dan naklen rivâyet etti ki, Cabir b. Abdillâh, müdebberin satılması hakkında kendilerine hadîs rivâyet etmiş. Bu râvilerin hepsi: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'fakat Yiyerek Hammâd ile İbn Uyeyne'nin, Amr'dan rivâyet ettikleri hadis gibi rivâyette bulunmuşlardır. Bu hadîsi Buhârî «Keffârât» ve «İkrah» bahislerinde tahrîc etmiştir. Müdebber: «Ben öldükten sonra hür ol!» diyerek âzâd edilen köledir. Bu şekilde köle âzâd etmeye «tedbir» denilir. Köle ölümden sonra hür olduğu için ona bu isim verilmiştir. Hadîs-i şerifte zikredilen Ensar! Ebû Mezkûr; müdebber olarak âzâd edilen kölenin ismi de Ya'kûb'dur. Müdebberin satılıp satılamayacağı hususunda ulemâ ihtilâf etmişlerdir. İmâm A'zam , Mâlik, cumhûr-u ulemâ ve selefin umumu müdebberin satılamayacağına kaildirler. Onlara göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in burada bahsi geçen köleyi satması, sahibi borçlu öldüğü İçindir. Nitekim Nesa! ile Darekutnî’nin bir rivâyetinde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in: «Bununla borcunu öde!» buyurduğu bildirilmiştir. İmâm Şafiî ile diğer bir takım ulemâ bu hadîsle istidlal ederek: «Sahibi ölmeden müdebberin satılması caizdir.» demişlerdir. Bu kavil Hazret-i Âişe , Tâvûs, Atâ', Hasan-ı Basrî , Mücehid, İmâm Ahmed , İshâk, Ebü Sevr ve Dâvûd-u Zahirî'den de rivâyet olunmuştur. Tedbîrin sahîh bir muamele olduğunda ise bütün ulemâ müttefiktir. Hadîsin bir rivâyetinde: «Onu Ibnİ Nahhâm satın aldı.» denilmişse de ulemâ bunun hatâ olduğunu söylemişlerdir. Doğrusu satm alan Nahhâm'dır. Bu zâtın ismi Nuaym olup Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Isrâ gecesi cennete girdim- ve orada Nuavm'in öksürüğünü işittim.» buyurduğu için kendisine Nahhâm denilmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com