Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Yeminler (Eymân) (no. 4282)
حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يُونُسَ، وَمَنْصُورٍ، وَحُمَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ عَطِيَّةَ، وَيُونُسَ بْنِ عُبَيْدٍ، وَهِشَامِ، بْنِ حَسَّانَ فِي آخَرِينَ ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، عَنْ أَبِيهِ، ح وَحَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ الْعَمِّيُّ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، كُلُّهُمْ عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَمُرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . بِهَذَا الْحَدِيثِ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ الْمُعْتَمِرِ عَنْ أَبِيهِ ذِكْرُ الإِمَارَةِ .
Türkçe Çeviri
Bana Aliy b. Hucr Es-Sa'dî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hüseyni, Yûnus ile Mansûr ve Humeyd'den rivâyet etti. H. Bize Ebû Kâmil El-Caliden de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hammâd b. Zeyd, Simâk b. Atiyye ile Yûnus b. Ubeyd ve diğerleri arasında Hişâm b. Hassân'dan rivâyet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize El-Mu'temir, babasından rivâyet etti. H. Bize Ukbe b. Mükrem El-Ammî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Saîd b. Âmir, Saîd'den, o da Katâde'den naklen rivâyette bulundu. Bu râvilerin hepsi El-Hasen'den, o da Abdurrahmân b. Semûra'dan, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den naklen bu hadîsi rivâyet etmişlerdir. El-Mu'temir'in babasından naklettiği rivâyette «imaret» kaydı zikredilmemiştir. Bu rivâyetlerden Abdurrahmân b. Semûra hadîsini Buhârî «El-Eymân ve'n-Ntizûr», «Ahkâm» ve «Keffârat» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Harâc»da; Tirmizî «Eymân»da; Nesâî imaret kıssasını «Kaza» ve «Siyer» bahislerinde, yemîn kıssasını da «Eymân»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Görülüyor ki rivâyetlerin hemen hepsinde: buyurulmaktadır. Bunun mânâsı: «Bir kimse bir yemîn üzerine yemîn ederse...» demek ise de bu cümledeki «yemîn» sözü «üzerine yemîn edilebilecek şey» mânâsında kullanılmıştır. Keza rivâyetlerin bazısında evvelâ keffâret verip sonra hayırlı görülen işin yapılması; diğerlerinde bunun aksine olarak evvelâ hayırlı görülen işi yapmak suretiyle yeminin bozulması, sonra keffâret verilmesi emir buyuruluyor. Bundan dolayı mesele hakkında ihtilâf edilmiş; İmâm Şafiî ile bir rivâyette İmâm Mâlik yeminden dönmeden keffâret verilebileceğine nakledildiğini, cumhûr-u ulemânın kavli bu olduğunu söylüyor. Mamafih onlara göre de keffâretin yeminden döndükten sonra verilmesi müstehaptır. Hanefîler 'ce yeminden dönmeden keffâret vermek caiz değildir. Çünkü keffâret cinayeti örten bir örtüdür; yeminden dönmeden önce ise ortada bir cinayet yoktur. Bundan dolayı hadîsin evvelâ yemîni bozup sonra keffâret vermeyi emreden rivâyetiyle amel etmek daha münâsiptir. Bazıları Hanefî İmâmlarından başka buna kail olan bulunmadığını iddia etmişlerse de doğru değildir; çünkü Mâlikîler 'den Eşheb ile Dâvûd-u Zahirî'nin mezhepleri de budur. Yemîn keffâreti: On fakiri bir gün doyurmak, Semûra (radıyallahü anh) hadîsinde zikri geçen «imâret»den murâd: Valilik veya hâkimliktir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz bu gibi mevki'lerin istenilmemesini; istenip de verilirse Allah isteyene yardım etmeyeceğini; istemeden verilirse Allah o kimseye dım edeceğini bildirmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbYeminler (Eymân) · Yeminler (Eymân)
Hadis No4282
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.