وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالَ أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ ذَكَرُوا عِنْدَ عَائِشَةَ أَنَّ عَلِيًّا كَانَ وَصِيًّا فَقَالَتْ مَتَى أَوْصَى إِلَيْهِ فَقَدْ كُنْتُ مُسْنِدَتَهُ إِلَى صَدْرِي - أَوْ قَالَتْ حَجْرِي - فَدَعَا بِالطَّسْتِ فَلَقَدِ انْخَنَثَ فِي حَجْرِي وَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُ مَاتَ فَمَتَى أَوْصَى إِلَيْهِ
Türkçe Çeviri
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Dedi ki: Bize İsmâîl b. Uleyye, İbn Avn’dan, o da İbrahim'den, o da Esved b. Yezîd'den naklen haber verdi. Şöyle dedi: Âişe 'nin yanında Alî'nin vasi olduğunu söylediler de Âişe : « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona ne zaman vasiyyette bulunmuş! Ben kendilerini göğsüme (yahut kucağıma demiştir) dayamıştım. Leğeni istedi; derken kucağıma düşüverdi. Vefat ettiğini bile anlamadım; şu halde ona ne zaman vasiyyet etmiş?» dedi. Bu hadîsi n Esved rivâyetini Buhârî «Vasâyâ» ve «Meğazî» bahislerinde; Tirmizî «Şemâil»de; Nesâî «Taharet» ve «Vasâyâ»da; İbn Mâce «Cenâiz»de muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Kurtubî diyor ki; «Şiîler Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hilâfeti Hazret-i Alî'ye vasiyyet ettiğine dair bir takım hadîsler uydurmuşlardı. Sahabeden bir cemaat ve keza onlardan sonra gelenler bunlara red cevabı vermişlerdi. İşte Hazret-i Âişe 'nin: «Ben onu göğsüme dayamıştım ilâh...» sözü de bu red ve inkâr cümlesindendir.» Burada şöyle bir sual hatıra gelebilir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gerçi ölüm döşeğinde vasiyyet etmemiş ama daha önce Hazret-i Âişe 'nin haberi yokken Ali (radıyallahü anh) 'a vasiyyet etmiş olabilir. Cevab: Evet, Hazret-i Alî (radıyallahü anh) bu hususta kat'î beyanâtta bulunarak Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Kitabullah ile elindeki sahifeden başka hiç bir şey vasiyyet etmediğini yeminle te'kîd etmese idi o zaman belki bu ihtimâlin üzerinde durulabilird. Mezkûr beyanâttan sonra ise böyle bir ihtimâle asla mahal kalmamıştır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com