Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Vasiyet · 4217← ÖncekiSonraki →
⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Vasiyet · 4216 kaydında.
وَحَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحِمْيَرِيِّ، عَنْ ثَلاَثَةٍ، مِنْ وَلَدِ سَعْدٍ قَالُوا مَرِضَ سَعْدٌ بِمَكَّةَ فَأَتَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُهُ ‏.‏ بِنَحْوِ حَدِيثِ الثَّقَفِيِّ ‏.‏
Asıl metin · Müslim · Vasiyet · 4216
Bana Ebû'r-Rabi El-Atekî de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hammâd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Eyyûb; Amr b. Saîd'den, o da Humeyd b. Abdirrahmân El-Hımyeri'den, o da Sa'd oğullarının üçünden naklen rivâyette bulundu. (Bunlar) Sakafî hadîsi gibi: «Sa'd Mekke'de hastalandı da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) unu dolaşmağa geldi...» demişler.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Vasiyet (no. 4217)
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ حُمَيْدِ، بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَنِي ثَلاَثَةٌ، مِنْ وَلَدِ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ كُلُّهُمْ يُحَدِّثُنِيهِ بِمِثْلِ حَدِيثِ صَاحِبِهِ فَقَالَ مَرِضَ سَعْدٌ بِمَكَّةَ فَأَتَاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَعُودُهُ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ عَنْ حُمَيْدٍ الْحِمْيَرِيِّ ‏.‏
Bu kayıttaki metin
Bana Muhammed b. El-Müsennâ da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdülâlâ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hişâm, Muhammed'den, o da Humeyd b. Abdirrahmân'dan naklen rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Sa'd b. Mâlik'in çocuklarından üçü rivâyet etti. Her biri kardeşinin rivâyeti gibi rivâyette bulundu; ve Amr b. Saîd'in Humeyd El-Hımyerî'den rivâyet ettiği hadîs gibi: «Sa'd Mekke'de hastalandı da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onu dolaşmağa geldi...» dedi. Bu hadîsi Buhârî «Cenâiz», «Megâzî», «Deavât», »Hicret», «Tıbb», «Ferâiz», «Vesâyâ» ve «Nefakaat» bahislerinin on yerinde; Ebû Dâvûd , Tirmizî ve İbn Mâce «Vasâyâ»da; Nesâî »Vasâyâ», «Işretü'n-Nisâ» ve «El-Yevm ve'Meyle»de muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin dolaşmağa gittiği hasti Hazret-i Sa'd b. Ebî Vakkâs (radıyallahü anh) 'dır. Hadisin metninde tasrîh edildiği vecihle vak'a Haccetü'l-Vedâ'da yani hicretin onuncu yılında Mekke'de geçmiştir. Süfyân b. Uyeyne bu vak'anın Mekke fethedildiği gün cereyan ettiğini söylemişse de doğru değildir. Beyhakî : «Süfyan cemaate muhalefet ederek Mekke fethedildiği gün, dedi ama doğrusu veda' haccında geçmiştir.» diyor. Hadîsin buradaki rivâyetlerinden de anlaşılıyor ki, Hazret-i Sa'd vaktiyle terk ettiği eski vatanında ölmekten korkarak ağlamıştır. Bunun sebebi, Mekke'de ölmenin hicretine yahut hicretinin sevabına dokunacağından korkmasıdır. Yahut Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile ashabı gittikten sonra Mekke'de kalmaktan korkmuştur. Çünkü ashâb-ı kirâm terk ettikleri bir yere tekrar dönmekten çekinirlerdi. Sa'd (radıyallahü anh) zengindi. Bahsettiği bir tek mirasçısı, kızı Âişe (radıyallahü anha) 'dır. Fakat bu sözle o başka çocuğu ve yakın mirasçısı olmadığını anlatmak istemiştir. Yoksa ferâiz ilmine göre «afia-be» sayılacak mirasçıları vardı. Bazıları: «Bu sözden maksat, malûm hisse sahibi mirasçı bırakmadığını anlatmaktır.» demişlerdir; hattâ kadınları kasdettiğini söyleyenler de olmuştur. Hazret-i Sa'd bu sözü erkek çocukları doğmazdan evvel söylemiştir. Rivâyete göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Sa'd'in yanında birini bırakmış ve şayet Sa'd (radıyallahü anh) Mekke'de ölürse oraya defnetmemesini kendisine tenb'îh buyurmuştur. Hadîsin sonunda Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in: «Lâkin zavallı, Sa'd b. Havle'dir.» buyurduğu görülüyor. Bu zâtın kıssası ihtilaflıdır. Bâzılarına göre zavallı sayılması Mekke'den hicret etmeyip orada öldüğü içindir. Buhârî 'nin beyanına göre Bedir harbine iştirak etmiş; sonra Mekke'ye giderek orada vefat etmiştir. İbn Hişâm bu zâtın ikinci hicrette Habeşistan'a gittiğini, Bedir harbine ve diğer gazalara iştirak ettiğini ve hicretin onuncu yılı Haccetü'l-vedâ'da Mekke'de vefat ettiğini kaydetmektedir. Başka bir kavle göre Sa'd b. Havle (radıyallahü anh) hicretin yedinci yılında akdedilen barış sırasında Medîne'yi terk ederek ayrılmıştır. Bu kavle bakılırsa zavallılığının sebebi, kendi arzusu ile Mekke'ye dönerek orada ölmesidir. Birinci kavle göre ise sebep mut-îak surette Mekke'de ölmesidir; zîrâ muhacirlikten kazandığı tam sevab elden gitmiştir. Bu hadîsi n Humeyd b. Abdirrahmân tarikiyle Sa'd (radıyallahü anh) oğullarının üçünden nakledilen rivâyeti mürseldir. Çünkü Hazret-i Sa'd'in oğulları tâbiîndendirler. Muttasıl olan ilk rivâyetten sonra İmâm Müslim 'in bu mürsel rivâyeti kitabına alması, bu babta râvilerin ihtilâfını göstermek içindir. Kâdî Iyâz diyor ki: «Bu ve buna benzer şeyler, Müslim 'in kitabının başında yeri geldikçe bildireceğini va'dettiği illetlerdendir. Bâzı kimseler, onun bu gibi hadîsleri münferiden tahrîc ettiğini ve îzâh edemeden öldüğünü zannetmişlerdir. Doğrusu şudur ki: Bu şerhin başında da anlattığımız gibi, Müslim bu illetleri kitabının muhtelif yerlerinde zikretmiştir. Bu hilaf bu rivâyetin doğruluğuna ve hadîsin esas itibariyle sıhhatine dokunmaz; zîra hadîsin aslı Humeyd'in Sa'd oğullarından naklettiğinden başka rivâyetlerle sabit olmuştur. Müslim 'in bazı ta'rîkle-rinde Sa'd oğularından meysul rivâyeti de sabit olmuştur...» Bir hadîs hem muttasıl hem mürsel olarak rivâyet edilirse sahih kavle göre ona muttasıl hükmü verilirdiğini kitabımızın başında görmüştük. «......» cümlesindeki birinci «sülüs»ü mansub ve merfû' okumak caizdir. Mansub okunması (iğrâ1) yahut fiil takdirine göredir. «Üçte birini ver!» mânâsına gelir. Merfû' okunması fi'linin faili olması sebebiyledir; yahut (sülüs) mübtelâ olup haberi atılmıştır. Bunu haber kabul edip mübtedasını mahzuf saymak dahi caizdir, ifâdesindeki (lokma) kelimesinin sonu dahi merfu', mansub ve mecrur okunabilir. Merfû' okunduğu takdirde (hattâ) ibtidâiye olup haberi cümlesidir. Mecrûr okunursa (hattâ) harfi cerr; mansub okunursa atıf harfi olur. İlk rivâyetin sonundaki: «Sa'd Mekke'de vefat ettiği için. . taziyede bulundu.» cümlesi râvinin sözüdür. Bu sözü söyleyen bazılarına göre Hazret-i Sa'd b. Ebî Vakkaas'dır. Zührî'nin sözü olduğunu iddia edenler de vardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbVasiyet · Vasiyet
Hadis No4217
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile