حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - وَاللَّفْظُ لِعَبْدٍ - قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ عُمَرَ، حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ رَآهَا تُبَاعُ فَأَرَادَ أَنْ يَشْتَرِيَهَا فَسَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَعُدْ فِي صَدَقَتِكَ يَا عُمَرُ " .
Türkçe Çeviri
Bize İbn Ebî Ömer ile Abd b. Humeyd rivâyet ettiler. Lâfız Abd'ındır. (Dedi ki) : Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbui Ömer'den naklen haber verdi ki, Ömer bir atını Hak yolunda tesaduuk etmiş. Sonra onun satılırdığım görerek satın almak istemiş ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’t sormuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Sadakandan dönme yâ Ömer!» buyurmuşlar. Bu hadîsi Buhârî «Zekât», «Hibe» ve «Cihâd» bahislerinde; Nesâî «Zekât»da tahrîc etmişlerdir. Bu mânâda birçok hadîsler rivâyet olunmuştur. Atik: Çok koşan iyi cins at demektir. Hazret-i Ömer'in tesadduk ettiği bu atın adı (Verd) olup Temîm-i Dârî radıyallahü anh ) tarafından Resûlü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize hediyye edilmiş; o da Ömer (radıyallahü anh) ’e vermişti: cümlesinin lügat mânâsı: «Allah yolunda iyi cins bir ata (adam) bindirdim.» bindirdim.» demektir. Burada ondan maksad atı temlik etmesidir; zîrâ milki olmasa o zat atı satmağa kalkışmazdı. Hazret-i Ömer'in bu atı vakfettiğini söyleyenler de vardır. Bu takdirde o zâtın atı satması ancak zayıfladığı ve bu sebeple diğer atlara yetişemediği için caiz olabilir, denilmiştir. Allah yolundan murâd: Kirmânî 'ye göre vakıftır. Fakat Aynî bu tevcihi kabul etmemiş: «Allah yolundan murâd, gâzî yahut hacıdır; bu cihet ihtilaflıdır.» demiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Sadakandan dönme!» buyurması Hazret-i Ömer'in atı vakfetmediğine delîl gösterilmiş: «Eğer vakfetmiş olsaydı dönememesine sebep onu gösterirdi. Bilfarz vakfetmiş bile olsa ihtimâl Ömer (radıyallahü anh) vakıf malın satın alınabileceğini zannetmiş, fakat Peygamber (sallallahü (sallallahü aleyhi ve sellem) onu bundan menetmiştir.» denilmiştir. Atı alan zâtın onu ziyan etmesinden murâd: Alafını, yemini gerektiği gibi vermemesi, ona bakmamasıdır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com