Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Müsâkāt (no. 4107)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَهُ " قَدْ أَخَذْتُ جَمَلَكَ بِأَرْبَعَةِ دَنَانِيرَ وَلَكَ ظَهْرُهُ إِلَى الْمَدِينَةِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Ebî Zahide, İbn Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivâyette bulundu ki, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine: «Deveni dört dînâra aldım. Medine'ye kadar sırtı da senin olsun!» buyurmuşlar. Bu hadîsi Buhârî , Ebû Dâvûd , Tirmizî ve Nesâî muhtelif lâfızlar ve değişik isnadlarla tahrîc etmişlerdir. Buhârî 'nin «Sahîh»inde yirmi yerde rivâyet edilmişitr. Kitabımızın «Nikâh» bahsinde dahi geçmişti. Hazret-i Câbir (radıyallahü anh) 'nın bu hadîsi meşhurdur. Hâdise bir rivâyette Tebûk gazasında, diğer bir rivâyette bir hangi seferde geçmiştir. Bu iki rivâyet arasında birbirine zıddiyet yoktur. İbn İshâk'in Vehb b. Keysân'dan naklen rivâyet ettiği hadîste ise Zâtü'r-Rikaa' gazasında geçtiği zikrediliyor. Vâkıdî'nin rivâyeti de bu şekildedir. Nitekim Tahâvî (238-321) rivâyetinde bunun Mekke yolundan Medîne'ye dönerken vuku' bulduğu kaydedilmektedir ki, o da bu rivâyetleri te'yîd eder; zîra Tebûk Mekke yolunda değildir. Zâtü'r-Rikaa' ise Mekke yolundadır. Süheylî, İbn İshâk'ın rivâyetini kabul etmiştir. Sırâr: Medîne'ye yakın bir yerdir. Bu kelime «Sarar» şeklinde de okunabilirse de Sırâr rivâyeti daha meşhurdur. Hattâbi: «Sırâr, Medîne'ye üç mil mesafede Irak yolunca eski bir kuyudur.» demiş; Kâdî Iyâz ise kuyu değil, bir yer ismi olduğunu tercih etmiştir. Bâzı rivâyetlerde Sırâr yerine Dır âr denilmiştir; bu hatâdır. Aynı kelime bâzı nüshalarda gayri munsarif olarak rivâyet edilmiştir; fakat meşhur olan rivâyetlerde munsariftir. Hazret-i Câbir (radıyallahü anh) ’in: «Medine'ye varıncaya kadar hayvanın sırtı benim olmak şartiyle deveyi sattım...» sözünden murâd: Yükünü taşıtmasıdır. Baîr: Yeni diş çıkarmış deve, bâzılarına göre yavru devedir. Nâdıh: Su taşıyan devedir. Okıyye: Nikâh bahsinde de görüldüğü vecihle eskiden kırk dirhem mânâsına gelirdi. Burada rivâyetler muhteliftir. Bir rivâyette «Beş okıy-yeye sattım; bana bir okıyye ziyâde verdi.» denilmiş; diğer rivâyette: «iki okıyye ile bir yahut iki dirheme»; bir başka rivâyette: «Bir okıyye altına»; bir diğerinde: «Dört dinara sattım» ifadesi kullanılmıştır. Buhari 'nin rivâyetlerinde ihtilâflar daha da çoktur. Bunların bâzılarında: «Sekiz yüz dirheme», bir rivâyette: «Yirmi dinara sattım» deniliyor.' Kâdî Iyâz 'in naklettiğine göre Ebû Ca'fer Ed-Dâvûdî: «Bir okıyye altının miktarı bellidir; bir okıyye gümüş ise kırk dirhemdir. Bu ihtilâfların sebebi: Râvilerin hadîsi mânâ itibariyle rivâyet etmiş, olmalarıdır; ki bu caizidr...» diyor. Burada okıyyeden murâd altındır. Nitekim Salim b. Ca'd’ın rivâyetinde bu şekilde tefsir edilmiştir. Artık mutlak okıyye rivâyeti de buna hamlolunur. «Beş okıyye» rivâyeti: Beş okıyye gümüş demektir. Zâten o zaman bu miktar gümüş bir okıyye altın ederdi. Demek oluyor ki, akdin bir okıyye altınla yapıldığı; fakat gümüş okıyyelerle ödendiği anlatılmıştır; hüküm birdir. Bütün söylenenlerin bir okıyye üzerine yapılmış ziyade olması da muhtemeldir. Nitekim Câbir (radıyallahü anh) «Bana ziyâde ettikçe etti...» demiştir. Dört dinar rivâyeti de muvafıktır; çünkü o zaman bir okıyye altının dört dinar olması ihtimali vardır. İki okıyye rivâyetine gelince: Bunlardan biri ile satış yapılmış; diğeri ziyâde olarak verilmiş olabilir. Nitekim: «Bana bir okıyye ziyâde verd.» deniliyor. «Bir yahut iki dirhem» rivâyeti Hazret-i Câbir'in: «Bana bir kırât ziyâde etti» sözüne muvafıktır. «Yirmi dinar» rivâyeti ise o zaman kullanılan küçük küçük dinarlara hamledilir. Bir de «dört okıyye» rivâyeti varsa da bunda râvi şüphe ettiği için nazar-ı itibâra alınmamıştır. Harra harbinden murâd Medine'nin taşlık arazîsinde hicretin altmış üçüncü yılında şamlılar'in yaptıkları yağma ve çarpışmadır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:Muâmelât
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbMüsâkāt · Müsâkāt
Hadis No4107
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.