Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Müsâkāt (no. 4008)
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ سَعْدٍ، أَنَّ هِلاَلَ بْنَ أُسَامَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يُبَاعُ فَضْلُ الْمَاءِ لِيُبَاعَ بِهِ الْكَلأُ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Âsim Dahhâk b. Mahled rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cü-reyc rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ziyâd b. Sa'd haber verdi. Ona da Hilâl b. Üsâme, ona da Ebû Seleme b. Abdirrahmân haber vermiş ki, kendisi Ebû Hüreyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Dolayısiyle ot satılmış olacağı için, suyun fazlası satılamaz.» buyurdular. Bu hadîsi n Hazret-i Ebû Hüreyre rivâyetini Buhârî «Kitâbü’l-Müsâkaat» ile «Terkü'l-Hıyel»de, Nesâî «İhyâü'l-MevâUda tahrîc ettikleri gibi, diğer Kütüb-ü Sitte sahipleri de rivâyet etmişlerdir. İbn Mâce 'nin tahrîc ettiği bir rivâyette: «Uç şey vardır ki, bunları başkasına vermemek olmaz: Su, ot ve ateş!» buyurulmuştur. İbn Merdeveyh'in tefsirinde Hazret-i Vasile b. Eska'dan şu hadîs rivâyet olunmuştur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Allah'ın kullarından suyun fazlasını, otu ve ateşi esirgemeyin, zîra Allah bunları kuvvetlilere menfaat, zayıflara kuvvet olmak üzere yaratmıştır.» Kele': Yaş olsun kuru olsun ot manasınadır. Kuru ota Araplar ha-Şİş ve heşîm; yaş ota da uşb ve rutb derler. Bu rivâyetlerde: Fazla suyu satmak, hayvanı çiftleştirmek için kiraya vermek ve ziraat için yeri kiralamak yasak edilmektedir. Fazla suyun satilamamasına sebep, dolayısiyle merayı satmış olmaktır. Bu mesele şöyle îzâh olunur: Bir kimse kendine milk olmak üzere kırda mera kenarında bir su kuyusu kazar. Kuyudan ihtiyacına yetip artacak kadar su çıkar. Etrafındaki merada ise başka su yoktur. Hayvan sahipleri sürülerini bu merada otlatabilmek için bu kuyudan istifade etmeye mecburdurlar. Aksi takdirde meradan istifâde edemezler; çünkü hayvanları susuzluktan ölür. Bu hâl karşısında suyu vermemek, hayvanların otlamasına mâni' olmak mânâsına geleceği için fazlasını parasızca hayvan sahiplerine vermek emrolunmuştur. İbn Bezîze fazla suyu ihtiyaç sahiplerinden esirgemenin büyük günahlardan sayılacağını söylemiştir. Hadîsin son rivâyetinde: «Dolayısiyle ot satılmış olacağı için, suyun fazlası satılamaz.» buyurulmuştur. Zîra kuyu sahibi suyun'fazlasını parasız vermezse o merada hayvan otlatmağa imkân kalmayacaktır. Şu halde hayvan otlatabilmek için suyu satmak, milki olmayan merayı satmak gibidir. Hadîsteki nehyin tahrîm mi yoksa tenzih mi ifâde ettiğinde ihtilâf olunmuştur. Tıybî: «Suyun milk olup olmamasını da bu esâsa bina etmişlerdir; evlâ olan: Nehyi kerahete hamletmektir.» diyor. Şafiîler 'in «Et-Tevdîh» adlı fıkhında bu mesele hakkında şu îzâhât verilmiştir: « Buradaki nehî İmâm Mâlik ile Evzâi"ye göre tah-rîme hamledilmiştir. Hattâbî ile İbn Tîn bu kavli Şâfii'den de nakletmişlerdir. Bazıları su vermeyi müstehap görerek nedb mânâsına hamletmişlerse de bizce esah olan kavle göre ekin için değil hayvanlar için suyu vermek vaciptir.» Bu meselede Hanefîler 'in mezhebi de budur. Kuyu sahibinin suyu ihtiyâcına sarf etmek hususunda haklı olduğu ittifâkî bir meseledir. Çünkü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) suyun fazlasını esirgemekten menetmiştir. Fazlası olmayan su bu nehîde dahil değildir. Kaplara doldurulan suyun fazlasını vermek vâcib değildir; meğer ki suyu isteyen muztar kalmış, ola! Nevevî diyor ki: «Kuyu sahibinin ihtiyacından artan suyunu ekin sulamak için başkasına vermesi vâcib değil; hayvan sulamak için vermesi vaciptir. Vücubun da şartları vardır. Bunların birincisi: Hayvan sahibinin mubah su bulamaması; ikincisi: Suyun hayvan ihtiyacı için verilmesi; üçüncüsü.: Kuyu sahibinin ihtiyacı olmamasıdır.» Yolculara ve hayvanlarına su verilir. O yerde oturmak isteyenler hakkında iki vecih vardır. Birinci veçhe göre onlara su vermek vâcib değildir; zira orada kalmalarına zaruret yoktur. Esah olan ikinci veçhe göre ise vaciptir. Bu takdirde su için onlardan para alınıp alınmayacağı hususunda da iki kavil vardır. Esah olan kavle göre para alınmaz; çünkü Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) suyun fazlasını satmayı yasak etmiştir. «Devenin çiftleşmesini satmak...»dan murad: Boğa ve aygır gibi hayvanları çiftleştirmek için kiralamaktır. İmâm A'zam , Şafiî , Ebû Sevr ve diğer bir takım ulema bunun bâtü ve haram olduğunu söylemişlerdir. Hayvanı kira ile alan kimse onu kendi hayvanı ile çiftleştirse bile hiç bir ücret vermesi lâzım gelmez; çünkü satılan şey meçhul ve teslimi, imkânsızdır. Ashâb ve tabiînden bir cemaat, İmâm Mâlik ve diğer bâzı ulemâ malûm bir müddet yahut malûm sayıda çiftleştirme için hayvan kiralanabileceğine kail olmuşlardır. Onlara göre bu bir ihtiyaç ve menfaattir; bu bâbtaki nehl tenzihe hamledilir. «Zirâat için yeri satmak» arazîyi kâra vermektir. Ulemânın bu husustaki kavillerini «Yeri kiraya verme» bahsinde görmüştük.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:Muâmelât
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbMüsâkāt · Müsâkāt
Hadis No4008
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.