حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ، بْنِ كَثِيرٍ حَدَّثَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، مَوْلَى بَنِي حَارِثَةَ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، وَسَهْلَ بْنَ أَبِي حَثْمَةَ، حَدَّثَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ إِلاَّ أَصْحَابَ الْعَرَايَا فَإِنَّهُ قَدْ أَذِنَ لَهُمْ .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Hasen-i Hulvâni rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize Ebû Üsâme, Velîd b. Kesîr'den rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Benî Hârise'nin âzâdlısı Büşeyr b. Yesâr rivâyet etti. Ona da Eâfi' b. Hadîc ile Sehl b. EH Hasıne rivâyet etmişler ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) müzâbene (yani) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehî buyurmuş; yalnız ariyye sahipleri müstesna! Çünkü onlara izin vermiş. Bu hadîsi Buhârî «Büyü'», «Müsâkaat» ve «Şirb» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Tirmizî «Buyû'»da; Nesâî de Büyü'» ve «Şurût» bahislerinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Senedindeki râvilerin hep Medineli olması «Sahîh-i Müslim »de nadiren tesadüf edilen ahvalden olduğu gibi, Medîneli üç Ensarînin yani Yahya b. Saîd, Büşeyr b. Yesâr ve Sehl b. Ebî Hasıne hazerâtının birbirlerinden rivâyetleri de pek nâdir rastlanan letâiftendir. Râvi Büşeyr b. Yesâr el-Ensârî Benî Harise kabîlesindendir. Hemşehrileri ashâb-ı kirâmdan murâd: Benî Harise'nin yaşadığı mahallede oturanlardır. Râvi İshâk ile İbn Müsennâ'nın (ribâ) yerine (zebn) kelimesini koymalarından murâd: Hadîsi: şeklinde rivâyet etmeleridir. Zebn: Defetmek demektir. Kuru hurma mukabilinde taze hurma satışına bu kelimeden alarak (büzâbene) denilmesi çok dâvaya ve itişip kaışmaya sebep olduğu içindir. Hadîs-i şerîf hüküm itibariyle yukanki rivâyetler gibidir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com