حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ رَأَى قَوْمًا يَتَوَضَّئُونَ مِنَ الْمِطْهَرَةِ فَقَالَ أَسْبِغُوا الْوُضُوءَ فَإِنِّي سَمِعْتُ أَبَا الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " وَيْلٌ لِلْعَرَاقِيبِ مِنَ النَّارِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybe ile Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ve Ebû Küreyb rivâyet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî', Şu'be'den o da Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivâyet etti ki; Ebû Hüreyre mataradan abdest alan bir cemaat görmüşde: «Abdesti testekmîl alın. Çünkü ben Ebû'l Kâsım (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Vay ökçelerin (urkub) ateşten başına gelene» buyururken işittim demiş. Mithara, yahut mathara abdest alınan her nevi kabdır. Mithara okunduğu takdirde bu kelime ismi alet; mathara okunursa ismi mekân olur. Ebul Kâsım Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in künyesi dir. Arâkîb: Urkûb'un cem'ıdır. Urkûb ökçenin, üzerindeki kaim sinirdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com