حَدَّثَنَا سُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ مُعَاذَةَ الْعَدَوِيَّةِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَأْذِنُنَا إِذَا كَانَ فِي يَوْمِ الْمَرْأَةِ مِنَّا بَعْدَ مَا نَزَلَتْ { تُرْجِي مَنْ تَشَاءُ مِنْهُنَّ وَتُؤْوِي إِلَيْكَ مَنْ تَشَاءُ} فَقَالَتْ لَهَا مُعَاذَةُ فَمَا كُنْتِ تَقُولِينَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا اسْتَأْذَنَكِ قَالَتْ كُنْتُ أَقُولُ إِنْ كَانَ ذَاكَ إِلَىَّ لَمْ أُوثِرْ أَحَدًا عَلَى نَفْسِي .
Asıl metin · Müslim · Talâk (Boşanma) · 3682
Bize Süreye b. Yûnus rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abbâd b. Abbâd, Âsım'dan, o da Muâzetü'l-Adeviyye'den, o da Âişe 'den naklen rivâyet etti. Âişe şöyle dedi: "Onlardan dilediğini geri bırakır; İstediğini de yanında barındırırsın." âyet-i kerîmesi indikten sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) birimizin nevbeti günü gelirse ondan izin isterdi. Muâze ona: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) senden izin istediği vakit ne derdin?» diye sormuş. Âişe (radıyallahü anha) : — Bu iş bana kaldı ise ben kimseyi kendime tercih edemem, derdim; cevâbını vermiş.