وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَيْمَنَ، مَوْلَى عُرْوَةَ يَسْأَلُ ابْنَ عُمَرَ وَأَبُو الزُّبَيْرِ يَسْمَعُ بِمِثْلِ حَدِيثِ حَجَّاجٍ وَفِيهِ بَعْضُ الزِّيَادَةِ . قَالَ مُسْلِمٌ أَخْطَأَ حَيْثُ قَالَ عُرْوَةَ إِنَّمَا هُوَ مَوْلَى عَزَّةَ .
Türkçe Çeviri
Bu hadîsi bana Muhammed b. Râfi' dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzâk rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc haber verdi. (Dedi ki) : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, Urve'nin âzâdlısı Abdurrahmân b. Eymen'i, İbn Ömer'e sorarken Ebû'z-Zübeyr dinliyormuş. Hadîs Haccâc’ın rivâyeti gibidir. Yalnız bunda biraz ziyâde vardır. Müslim der ki: «Urve diyen râvi hatâ etmiştir. Bu zât ancak Azze'nin âzâdlısıdır.» Bu hadîsi Buhârî «Talâk» bahsinin bir-iki yerinde, Ebû Dâvud ile Nesâî dahi «Talâk» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tahâvî onu sekiz tarîkten rivâyet eder, Görülüyor ki, hadîsin bütün rivâyetleri Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) Kıssasına âiddir. Hazret-i Abdullah'in boşadığı karısının ismi Âmine binti Gifâr'dır. Bazıları Âmine binti Ammâr olduğunu söylemişlerdir. İmâm Ahmed b. Hanbel 'in «Müsned»inde bu kadının ismi Nevâr diye zikredilmiştir. İsminin Âmine, lâkabının da Nevâr olması muhtemeldir. Nevevî diyor ki: «İbn Ömer'in bu hadîsinde kendisine ricat emri verilmiş; karısını o hayızdan sonra gelen temizlik devresinde değil de daha sonra gelen temizlik devresinde boşaması tenbih edilmiştir. Acaba bu geciktirmenin faydası nedir? denilirse dört vecihle cevap verilir:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com