حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ قَالَ عَطَاءٌ كَانَتْ آخِرَهُنَّ مَوْتًا مَاتَتْ بِالْمَدِينَةِ .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd hep birden Abdürrezazk'dan, o da İbn Cüreyc'den bu isnâdia rivâyette bulundular. İbn Cüreyc şunu da ziyade etmiş: «Atâ' dedi ki: Ezvâc-ı tâhirâtın en son vefat edeni bu kadın idi; Medine'de vefat etmiştir.» Bu hadîsi Buhârî «Nikâh» bahsinde; Nesâî «Nikâh» ve «İşretÜ'n-Nisâ!»da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Dokuz kadınla evlenmek Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e mahsustur. Ümmeti hakkında son adet dörttür. Resül-ü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Meymûne binti el-Hilâliyye ile hicretin altıncı yılında evlenmiş; Serif'de zifaf olmuştu. Şerif Mekke'ye on iki mil mesafede bulunan bir yerdir, Meymûne (radıyallahü anh) hicretin elli bir veya elli üçüncü yılında burada vefat etmiş; cenaze namazını Hazret-i İbn Abbâs kılmıştır. İbn Abbâs (radıyallahü anh) ’ın buradaki tavsiyesinden maksad: Mü'mine vefatından sonra dahi hürmet gösterilmesidir. Çünkü mü'-min hürmeti bakîdir. Bu hürmet ezvâc-ı tahirât hakkında daha da müekkeddir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in vefatında hayâtta olan zevcelerinin isimlerini az yukarıda görmüştük. Bunlardan yalnız Sevde binti Zem'a'ya kasim yapmazdı. Hazret-i Sevde yaşlanmış hatta Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisini boşamayı düşünmüştü. Sevde (radıyallahü anha) ; «Beni boşama da ne yaparsan yap! Zira ben senin zevcelerin arasında hasrolunmak isterim. Nevbet günümü Âişe 'ye bağışladan. Ben artık kadınların arzu ettiği şeyi istemez oldum.» demişti. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz onu boşamaktan vaz geçti. Bâbımız rivâyetinde Atâ': «Kendisine kasim yapmadığı zevcesi Safiyye binti Huyey'dir.» demişse de bu rivâyet hatâdır. Kâdî Iyâz , Tahâvî'nin: «Bu söz vehimdir; doğrusu Sevde'dir. Burada hadîsi Atâ'dan rivâyet eden İbnü Cüreyc hatâ etmiştir.» dediğini naklediyor. Nevevî de ulemânın: «Bu söz Atâ'dan rivâyet eden İbn Cüreyc'in bir vehmidir.» dediklerini söylemektedir. Hazret-i Safiyye'nin diğer ezvâc-ı tâhirât gibi nevbete dâhiî olduğun İbn Sa'd üç tarikten rivâyet etmiştir. Atânm: «Ezvâc-ı tâhirâtm en son vefat edeni bu kadın idi» sözü hakkında Kâdî Iyâz şu mutâleada bulunmuştur: «Zahire bakılırsa Atâ' son vefat edenden Meymûne'yi kasdetmiştir. Ama hadîsde onun Serif'de vefat ettiğini söylemişti. Şerif, Mekke'nin yakınındadır. Şu halde (Medine'de) sözü vehimdir...». Nevevî 'ye göre «Medine'de vefat etmiştir» sözünün Hazret-i Safiyye'ye âid olması ihtimâli vardır; yâhud bu mânâda zahirdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com